Turkey

Not Free
34
100
A Obstacles to Access 15 25
B Limits on Content 10 35
C Violations of User Rights 9 40
Last Year's Score & Status
35 100 Not Free
Scores are based on a scale of 0 (least free) to 100 (most free)

Genel Bakış

Türkiye’de internet özgürlüğü üst üste üçüncü yılda da azalmaya devam etti. Raporlama dönemi boyunca yüzlerce internet sitesi engellendi; bazı örneklerde engelleme kararı yeni sosyal medya yasası kapsamında verildi. İktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi'ni (AKP) veya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı eleştiren içerikler internet sitelerinden ve sosyal medya platformlarından kaldırıldı. İnternet üzerinden faaliyet yürüten aktivistler, gazeteciler ve sosyal medya kullanıcıları, sosyal medyadaki paylaşımları nedeniyle fiziksel ve çevrimiçi tacize maruz kaldı. Boğaziçi Üniversitesi’nde öğrencilerin başını çektiği direnişe karşılık olarak çevrimiçi platform Clubhouse’un kullanıcıları gözaltına alındı, internette LGBTI+ aktivistleri hedef alındı ve muhalefet partisinin önde gelen bir yetkilisi cumhurbaşkanına hakaret ettiği iddiasıyla gözaltına alındı. Sosyal medyada hoşa gitmeyen yorumlar paylaşan kişilere karşı davalar açıldı. Kişilerin internet faaliyetlerinin gözetlenmesi, tacizler ve cezai yaptırım tehditleri, Türkiye’de internet kullanıcıları arasında giderek yaygınlaşan oto-sansür uygulamasını daha da artırdı. Ülkede kısıtlayıcı yasaların yürürlüğe girmesiyle sansür giderek daha resmi hale geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğindeki AKP; 2002 yılından bu yana Türkiye’yi yönetiyor. Parti, ilk yıllarında bazı özgürleştirici reformları hayata geçirse de sonrasında siyasi hakları ve sivil özgürlükleri giderek bastırdı. AKP hükümeti 2016’daki darbe girişiminden bu yana muhalif gördüğü kişilere karşı ağır ve geniş kapsamlı bir baskı uyguladı. 2017’deki anayasa değişikliğiyle birlikte yetkiler cumhurbaşkanının elinde toplanmış oldu. Erdoğan, Türkiye siyasetinde muazzam bir güç sahibi olmaya devam etse de muhalefetin 2019 yerel seçimlerinde kazandığı zaferler ve COVID-19 pandemisinin zaten sallantıda olan ekonomi üzerindeki etkisi, hükümeti farklı görüşleri bastırmaya ve kamusal söylemleri kısıtlamaya teşvik etti.

Kilit Gelişmeler, 1 Haziran 2020 - 31 Mayıs 2021

  • Ocak 2021’de, iletişim hizmetleri ve cihazları için uygulanan verginin yüzde 7,5’ten yüzde 10’a yükseltilmesiyle, yurttaşların internet erişimini maddi olarak karşılayabilme gücü azaldı. Temmuz 2020’de Sosyal Medya Düzenlemesi Meclis tarafından onaylandı ve düzenleme Ekim 2020’de yürürlüğe girdi. Yasada sosyal medya şirketlerinin Türkiye’de ofis açması isteniyor ve platformların istenmeyen içerikleri 48 saat içinde kaldırması zorunlu hale getiriliyor. Yasa ayrıca verilerin ülke içinde saklanması konusunda sorunlu hükümler içeriyor (bkz. B2, B3 ve C6).
  • Türkiye’de internet yayınlarını denetleyen yetkili kurum olan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), çevrimiçi müzik yayını platformu Tidal’a erişimi engelleyerek ve Netflix’in LGBTI+ içerikli bazı dizi bölümlerini kaldırmasını talep ederek internet yayın hizmetlerine darbe vurdu (bkz. B1 ve B2).
  • Raporlama döneminde yüzlerce internet sitesi engellendi. Örneğin, haber kuruluşu Tele1'in YouTube hesabı, herhangi bir açıklama yapılmadan askıya alındı. Kanal sık sık hükümeti eleştiren içerikler yayınlıyor (bkz. B2).
  • Ocak 2021’de, Boğaziçi Üniversitesi’ndeki direniş devam ederken, Clubhouse’da iktidar partisinin eleştirildiği bir tartışmaya katılan üç öğrenci gözaltına alındı (bkz. B8 ve C3).
  • Muhalefet partisinin milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Twitter’de bir haber paylaştığı için 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı (bkz. C3).
  • Haziran 2020’de, muhalefet partisinin yetkilisi Canan Kaftancıoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret içerdiği iddia edilen Twitter paylaşımları nedeniyle 9 yıl hapis cezasına çarptırıldı (bkz. C3).
  • İnternet kullanıcıları ve gazetecilere çevrimiçi faaliyetleri nedeniyle düzenlenen fiziksel saldırılar da arttı. Mart 2021’de internet gazetecisi Levent Gültekin, aşırı sağcı Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) kurucusu hakkında yaptığı yorumların ardından aşırı sağcı bir grubun saldırısına uğradı ve parmakları kırıldı (bkz. C7).

A. Erişimin Önündeki Engeller

A1: Altyapıyla ilgili sınırlamalar internete erişimi veya internet bağlantılarının hızını ve kalitesini kısıtlıyor mu? (0–6 puan) (5/6)

Puan Değişimi: Puan 4’ten 5’e yükseltildi zira, önceki raporlama döneminde altyapıda ciddi hasara yol açan iki deprem yaşanmışken, bu raporlama döneminde telekomünikasyon altyapısında hasara neden olan bir olay yaşanmadı.

Altyapıyla ilgili sınırlamalar internete erişimi veya internet bağlantılarının hızını ve kalitesini doğrudan kısıtlamıyor.

Türkiye İstatistik Kurumu’na (TÜİK) göre internet kullanan kişilerin oranı 2017’de yüzde 65 iken 2020’de yüzde 79’a ulaştı.1 Uluslararası Telekomünikasyon Birliği'nin (ITU) 2019 tarihli en son raporuna göre, sabit geniş bant üzerinden internete girenlerin oranı yüzde 16, mobil cihazlardan girenlerin oranı yüzde 69.2 2020’nin üçüncü çeyreğinin sonu itibarıyla 80,9 milyon geniş bantlı internet abonesi olduğu tespit edildi.3 Mobil internet abonelerinin sayısı Eylül 2020’de 65 milyona ulaştı ve mobil cihazlardan internete erişenlerin oranı, makineler arası (M2M) iletişim dahil olmak üzere, yüzde 99,6’ya çıktı.4 Hanehalkı Bilişim Teknolojileri (BT) Kullanım Araştırmasına göre, 2020’de internet erişimi olan hane oranı yüzde 90,7’ye ulaştı.5 Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, 2023’e kadar her haneye 100 megabit (MB) internet bağlantısı sağlamayı planladıklarını açıkladı.6

Türkiye’de internet hızı güvenilir bir seviyede olmaya devam ediyor. Speedtest’e göre Haziran 2021 itibarıyla Türkiye, mobil internet hızında tüm ülkeler arasında 53., geniş bantlı internet hızında 99. sırada bulunuyor. Mobil indirme hızı saniyede ortalama 48 megabit (Mbps), yükleme hızı ise ortalama 16 Mbps. Sabit geniş bantlı indirme hızı 38 Mbps olarak tespit edilirken, yükleme hızı 11 Mbps olarak belirlendi.7 Raporlama döneminde Türkiye’deki tek uydu iletişim şirketi Türksat, iki yeni uydunun uzaya gönderileceğini ve böylece telekomünikasyon ve yayın hizmetlerinde bant genişliğinin iyileşeceğini açıkladı.8

Önceki raporlama döneminde yaşanan iki deprem nedeniyle telekomünikasyon altyapısı hasar görmüş, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) firmalara, gerekli koşullarda müşterilerin ihtiyaçlarını ve taleplerini karşılayamadıkları için yaklaşık 20 milyon TL (2.55 milyon dolar) tutarında ceza vermişti. BTK ayrıca deprem durumunda hizmetlerin devam ettirilebilmesi için önlemler almaya başlamıştı.9 Ekim 2020’de Ege Denizi’nde 6.9 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. İzmir depremden etkilendi ancak kentte telekomünikasyon hizmetlerinde herhangi bir kesinti tespit edilmedi.10

A2: İnternet erişimi, kullanımı imkansız hale getirecek derecede pahalı mı veya coğrafi, toplumsal veya diğer nedenlerden dolayı nüfusun belli kesimleri için erişilemez durumda mı? (0-3 puan) (2/3)

Türkiye’de internet fiyatları hâlâ yüksek zira pazar geniş bantlı hizmetlerde yoğunlaşıyor ve bunun sonucunda düşük maaşlara ve yüksek enflasyona rağmen internetin fiyatı yükseliyor.

Türkiye alım gücü açısından Avrupa’da hâlâ en düşük puana sahip ülke ve dünya ölçeğinde 59. sırada.11 Önceki raporlama dönemi kadar ciddi derecede olmasa da ülke çapında sık sık elektrik kesintileri yaşanmaya devam etti. Geçmiş yıllarda ülkenin güneydoğu bölgesinde kötü telekomünikasyon altyapısı ve elektrik kesintileri nedeniyle internet bağlantısı olumsuz etkileniyordu. 2020 Kapsayıcı İnternet Endeksi Raporu’na göre, internete erişebilen erkeklerin oranı, kadınlara kıyasla yüzde 13 daha yüksek; bu durum önceki yıla göre yüzde 2’lik bir iyileşme olduğunu gösteriyor. Ancak cep telefonlarına erişimde cinsiyetler arasında belirgin bir fark bulunmuyor.12

Ocak 2021’de, elektronik iletişim hizmetlerine uygulanan ve cihazları da kapsayan geçici Özel İletişim Vergisi yüzde 7,5’ten yüzde 10’a yükseltildi.13 Türkiye’de internete cep telefonlarından girenlerin sayısı, sabit geniş bant üzerinden girenlerin sayısından daha fazla, bu nedenle söz konusu vergi zammı Türkiye’de ciddi sayıda internet kullanıcısını olumsuz etkiledi.14 Cep telefonunu yurt dışında satın alıp Türkiye’ye getirmek isteyen kişiler, bu cihazları kayıt ettirmek için 2.006 TL (256 dolar) ücret ödemek zorunda.15

COVID-19 pandemisi sırasında Türkiye’de okullar ve üniversiteler geçici olarak kapatıldı ve üniversiteler dersleri çevrimiçi ortamda sürdürdü. Ancak birçok öğrenci yüksek hızlı internet erişimleri olmadığından çevrimiçi derslere katılamadı. Yükseköğretim Kurulu (YÖK), bilgisayarı veya yüksek hızlı internet bağlantısı olmayan üniversite öğrencilerine, 2021’de yüz yüze derslere geri dönülene kadar kayıt dondurmalarını salık verdi.16 Ağustos 2020’de MEB Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü, devlet okullarında derslerin internet üzerinden yapılabilmesi için 50 bin adet Zoom hesabı satın aldı.17 Ancak Ekonomik İşbirliği Örgütü'nün (OECD) raporuna göre Türkiye’deki telekomünikasyon altyapısı pandemi döneminde çevrimiçi derslerin düzgün şekilde yapılmasına izin vermedi.18 Öğretmenlere verilen 6 gigabayt (GB) internet bağlantısı çevrimiçi dersler için yeterli olmadı. Bu dönemde 1,5 milyon öğrencinin internet bağlantısı yoktu.19

A3: Hükümet, internete bağlanabilirliği kısıtlamak amacıyla internet altyapısı üzerinde teknik veya hukuki denetim uyguluyor mu? (0-6 puan) (4/6)

Puan Değişimi: Raporlama döneminde internet bağlantısı üzerinde kasıtlı bir kısıtlama olmadığından puan 3’ten 4’e yükseltildi.

Bağlantı kısıtlamaları görece nadiren yaşandı.

Şubat 2020’de, Türk ordusunun Suriye'nin kuzeyinde bir hava saldırısı düzenlediği sırada, sosyal medya kullanıcıları 16 saat süren bağlantı sorunları yaşadıklarını bildirdi.20 O süreçte hükümet zaman zaman sosyal medya platformlarını ve mesajlaşma uygulamalarını engelledi. Telekomünikasyon operatörleri, Twitter, Facebook ve Instagram’a erişimi tamamen kısıtlarken WhatsApp ve YouTuba’a erişimi de kısmen engelledi. Hükümet veya uygulamadan etkilenen şirketler, engellemelerle ilgili herhangi bir açıklama yapmadı. Geçmiş yıllarda Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyinde askeri operasyon düzenlediği dönemlerde benzer kısıtlamalar yaşanmıştı.21 22 Geçmişte, nüfusun çoğunluğunun etnik Kürtlerden oluştuğu ve Türk güvenlik güçlerinin ve ordusunun Kürdistan İşçi Partisi’yle (PKK) aktif olarak çatıştığı gergin güneydoğu bölgesinde kesintiler yaşanmıştı.23 Eylül 2016’da, 28 Kürt belediye başkanının görevden alınmasıyla eş zamanlı olarak 10 ilde internet hizmetleri altı saat boyunca kesilmiş, bölgede yaşayan yaklaşık 12 milyon kişi durumdan etkilenmişti.24 Kesintiler sırasında gazeteciler, protestoculara karşı polis müdahalesinin görüntülerini yüklemek ve paylaşmak için çevre illere gitmek zorunda kalmıştı.25 Ancak 2019 ve 2020 yıllarında, Kürt hareketine yakın Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) kazandığı 65 belediyeden 45’inde belediye başkanları görevlerinden alınıp yerlerine kayyum atandığında hükümet internet bağlantısına kısıtlama uygulamadı.

Özel şirketlere ait en az dört adet internet değişim noktası (IXP) bulunuyor. Türkiye'de internetin bel kemiği, Türk Telekom’un alt kuruluşu ve ülkedeki en büyük internet hizmet sağlayıcısı olan TTNET tarafından işletiliyor. Kısmen devlete ait olan Türk Telekom,26 Türkiye’deki toplam 413.309 kilometrelik fiber optik kablo altyapısının 371.000 kilometrelik kısmına sahip.27

30 Eylül 2020’de Ticaret Bakanı, kullanıcıların kendilerini önceden hazırlaması için internet hizmeti sağlayıcıların (ISP) planlı internet kesintilerini iki gün önceden abonelere bildirmek zorunda olduğunu açıkladı.28 Öte yandan 18 Kasım 2020’de Türkiye’de birçok kentte yaklaşık bir saat boyunca alan adı sistemi (DNS) kaynaklı internet kesintisi yaşandı.29 Yerel medyada konuyla ilgili herhangi bir haber veya açıklama yer almadı ancak bazı küçük yerel haber kuruluşlarında geçmiş tarihli bir açıklama yayınlandı ve kesintilerin planlı bakım çalışmalarından kaynaklandığı iddia edildi.30

A4: Hizmet sağlayıcıların çeşitliliğini kısıtlayan hukuki, yasal veya ekonomik engeller var mı? (0-6 puan) (3/6)

Yasal ve ekonomik bir dizi engel, hizmet sağlayıcıların çeşitliliğini sınırlıyor. Tüm tüzel kişilerin bir internet hizmeti sağlayıcısı (ISP) işletme yetkisi olsa da yetkilendirme başvurusu yapabilmeleri için şirketin yasal durumu, faaliyet alanı ve ortaklık özellikleri gibi konularla ilgili bazı gereklilikler bulunuyor. Gayrı resmi engeller de yeni kurulan ve siyasi bağları veya ekonomik gücü olmayan şirketlerin pazara girmesini engelleyebiliyor.

Yasa gereği, internet hizmeti sağlayıcıların hizmet verebilmeleri için, BTK’ya faaliyet belgesi başvurusu yapması gerekiyor. İnternet kafeler de düzenlemelere tabi tutuluyor. Yerel belediyeden faaliyet belgesi almadan işletilen internet kafelere 3.000 ila 15.000 TL (383 ila 1.915 dolar) ceza kesiliyor. Mobil hizmet sağlayıcılar da BTK üzerinden ruhsat almak zorunda. Üstelik BTK, internet hizmeti sağlayıcılardan yazılı bildirim talep etme yetkisine sahip. Örneğin 2016’da BTK, tüm internet hizmeti sağlayıcılardan, sanal özel ağlara (VPN) getirilen yeni kısıtlamalarla ilgili haftalık ilerleme raporu vermelerini istemişti.31

2020’nin üçüncü çeyreğinde Türkiye pazarında bilgi ve iletişim teknolojileri (ICT) hizmetleri sağlayan 458 operatör bulunuyordu. Bu sayı bir önceki yılda 460’tı.32 Türk Telekom’un 2006’da kurduğu TTNET, 2020’de dijital aboneliklerde yüzde 66,08’lik pazar payıyla önceki yıla göre büyük bir artışla en baskın oyuncu konumunda.33 Son yıllarda düzenleme kuruluşları, sadece ismen var olan ancak herhangi bir iş yapmayan, atıl durumdaki internet hizmeti sağlayıcılarını kapatmaya çalıştı.

Türk Telekom, 1994’te devlete ait bir sabit telefon hattı şirketi olarak kuruldu ve 2000’li yılların başında TTNET üzerinden geniş bant hizmetleri sunmaya başladı. Türk Telekom 2005’te özelleştirilmesinin ardından hükümetle yakınlığını korudu ve eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın erkek kardeşi Dr. Ömer Fatih Sayan, Aralık 2018’de Türk Telekom'un CEO’luğuna getirildi. Sayan aynı zamanda Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcılığı’na getirildi ve şu anda Türk Telekom ile diğer iletişim şirketlerinin denetlenmesinden sorumlu.34

Türkiye, Avrupa’daki en konsantre mobil pazarlardan birine sahip.35 Turkcell, birkaç yıldır sürekli bir düşüş yaşasa da yüzde 40,7’lik pazar payıyla hâlâ en büyük mobil hizmet sağlayıcı konumunda. Turkcell’i, Britanya merkezli çok uluslu Vodafone şirketi ve TT Mobil takip ediyor.36 2015’te dördüncü nesil (4G) mobil teknoloji frekanslı bantlar için ihale düzenlendi ve 2016’ya gelindiğinde, Turkcell, Vodafone ve Avea (bugünkü adıyla TT Mobil), mobil abonelerine “4.5G” teknolojisini sunmaya başlamıştı.37 10 Şubat 2020’de Cumhurbaşkanı Erdoğan, “yerli ve milli bir 5G teknolojisi” geliştirilene dek Türkiye'nin beşinci nesil (5G) teknolojisini kullanmayacağını açıkladı.38 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı da, cumhurbaşkanının 5G teknolojisine geçiş için yerli ve milli imkanların kullanılacağı yönündeki açıklamasını doğruladı.39

2020’nin üçüncü çeyreğinde .tr uzantılı 424.598 alan adı bulunuyordu. Aralık 2019’da .tr uzantılı alan adlarının yönetimi Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden alınarak BTK’ya verildi (bkz. A5).40,41

A5: Hizmet sağlayıcıları ve dijital teknolojiyi denetleyen ulusal düzenleme kuruluşları, özgür, adil ve bağımsız bir şekilde hareket edemiyor mu? (0-4 puan) (1/5)

Hizmet sağlayıcıları denetleyen düzenleme kuruluşları bazı durumlarda bağımsızlıkları zaman zaman sekteye uğruyor. Telekomünikasyon sektörünün temel yasaları altında politika yapma, düzenleme ve operasyonlar birbirinden ayrılıyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı politikaların yapılmasından sorumluyken, düzenlemeleri BTK denetliyor.42

BTK’nın kendine ait bir bütçesi olsa da yönetim kurulu üyeleri hükümet tarafından atanıyor ve karar verme süreçleri şeffaf değil. Üstelik 2015 ile 2018 yılları arasında BTK’nın başkanlığını eski bir bakanın erkek kardeşi yaptı ve bu kişi daha sonra Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı olarak atandı. Söz konusu isim, BTK’nın başkan olarak iletişim ve dijitalleşme alanındaki gelişmelerden sorumluyken aynı dönemde Türk Telekom’un CEO’su olarak görev yapıyordu.43

2016’daki darbe girişiminin ardından, ülkede internet sitelerinin engellenmesini sağlayan yasanın uygulayıcısı olan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB), hükümet mensuplarına yönelik dinleme faaliyetlerine karışması nedeniyle kanun hükmünde kararname ile kapatıldı. Kurumun yetkileri BTK’ya devredildi.44

Türkiye’de alan adlarının yönetimi 1991’den itibaren Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Bilgisayar Merkezi tarafından yapılıyordu. BTK, alan adı işletme politikalarını ve ilgili yönetmelikleri denetliyor ve belirliyor. Mayıs 2019’da bir mahkeme kararıyla ODTÜ, BTK ile bir protokol imzalayarak .tr uzantılı alan adlarının yönetim yetkisini devretmek zorunda kaldı. Bu protokol İnternet Tahsisli Sayılar ve İsimler Kurumu (Internet Corporation for Assigned Names and Numbers - ICANN) ve İnternet Tahsisli Sayılar Otoritesi (Internet Assigned Numbers Authority - IANA) tarafından onaylandı. Davanın ardından, BTK’nın alan adlarını yönetmesine izin veren 2008 tarihli karara uygun olarak, devir süreci Aralık 2019’da tamamlandı.45

2012’de çıkarılan düzenlemelerde, .tr alan adı uzantısı, Türkiye Cumhuriyeti'nin ortak mülkiyeti olarak kabul ediliyor. Türkiye’de kişilerin, talep edilen alan adıyla aynı isme sahip bir ticari marka, şirket veya sivil toplum kuruluşu sahibi olmadan .tr şeklindeki ülke uzantısıyla biten alan adlarını (örneğin .com.tr veya .org.tr) tescil ettirmesine ve sahip olmasına izin verilmiyor. Yurttaşlar .tr ile biten bir alan adını tescil ettirmek için başvuru yapabiliyor ancak başvuruda “genel ahlaka”, kültürel değer ve geleneklere aykırı kelimelerin veya hakaret içeren ifadelerin yer almaması gerekiyor.46

B. İçerik Kısıtlamaları

B1: Devlet internetteki içerikleri, özellikle uluslararası insan hakları standartlarıyla korunan materyalleri engelliyor veya filtreliyor mu veya hizmet sağlayıcılarını buna zorluyor mu? (0-6 puan) (1/6)

Çevrimiçi içeriğe, özellikle haberlere ve yurttaş gazeteciliğine yönelik engellemeler son yıllarda arttı.

Türkiye’de engellenen internet sitelerinin listesini tutan bir sivil toplum inisiyatifi olan İfade Özgürlüğü Derneği’ne göre, 2013’te yaklaşık 40.000 web sitesi erişilemez durumdayken bu rakam Temmuz 2020 itibarıyla 408.494’e yükseldi.47 Yeni engellenen internet siteleri arasında Türkiye’nin askeri operasyonlarıyla ilgili içerikleri, Kürt hareketiyle ilgili haberleri veya hükümeti eleştiren içerikleri yayınlayan internet siteleri yer alıyor. Yakın zamanda engellenen dijital haber kuruluşlarından bazıları, ana akım medyada yer almayan haberleri yayınladıkları için “terör propagandasıyla” suçlanıyor.48 Verilen 61.049 engelleme kararının yüzde 70’i BTK tarafından çıkarıldı.49 İnternet siteleri “müstehcenlik” nedeniyle de engellenebiliyor. Geçmişte bu kapsamda, alan adında seks veya cinsellikle ilgili belli anahtar kelimeleri içeren tüm siteler engelleniyordu. Ayrıca, ateizmi destekleyen içerikler dahil olmak üzere, İslam’ı aşağıladığı iddia edilen siteler de engellenebiliyor (bkz. B2).50

Son birkaç yıl içinde Türkiye’deki kanun koyucular, hükümetin internet alanı üzerindeki kontrolünü daha da artıran bazı yasaları yürürlüğe koydu. Ağustos 2019’da onaylanan bir yasayla internetten yayın yapan şirketlerin Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’na (RTÜK) kayıt olması, ülkede temsilcilik açması ve devletin istemesi halinde kullanıcı bilgilerini paylaşması zorunlu hale getirildi. Yasaya göre, bu şartlara uymayan şirketlerin sitelerine erişim engellenebiliyor (bkz. B3 ve C6).51 Kasım 2020’de dijital müzik yayın platformu Tidal, yayıncılık lisansı başvurusu yapmadığı için engellendi.52 Popüler müzik yayın platformu Spotify, engelleme kararı gönderilmesine dört gün kala yasanın getirdiği gerekliliklere uyacaklarını açıkladı. Kullanıcılar özellikle şirketin yasaya uyması sonucunda sitedeki geniş podcast arşivinin hükümetin sansür taleplerine maruz kalacağından endişeleniyordu.53

2011’de BTK tarafından getirilen kurallar kapsamında internet hizmeti sağlayıcıları “çocuk” ve “aile” gibi filtre seçenekleri sunuyor ancak filtreleme kriterleri keyfi ve ayrımcı olduğu gerekçesiyle eleştiriliyor.54 Çocuk filtresi, Facebook, YouTube, Yaşam Radyo, Ermeni azınlığa ait Agos gazetesi ve evrim teorisini savunan bazı internet sitelerine erişimi engelliyor.55 İlköğretim kurumlarında ve kamu kurumlarında internet erişimi filtreleniyor ve bu nedenle bir dizi haber sitesine erişim engelleniyor.56 Haziran 2020’de Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, internet sitelerinin ve sosyal medya hesaplarının da aralarında bulunduğu 587 zararlı kaynağın, çocuklar için zararlı içerik yayınlamaları nedeniyle engellendiğini açıkladı.57

Çevrimiçi bağımsız medya platformları raporlama dönemi boyunca hükümetin getirdiği engellemelerle mücadele etmeye devam ederken, hükümetle bağlantılı bir dizi farklı şirket de onlarca habere erişimi engelletti (bkz. B2). Raporlama döneminde hala engelli olan önemli haber siteleri arasında Ahval News (2018’den bu yana engelli) ve Haberdar (2016’dan bu yana engelli) yer aldı. Tanınmış gazeteci Can Dündar’ın yönettiği Özgürüz adlı haber sitesi, 2017’de, daha ilk haberini yayınlamadan önce engellendi. Bağımsız medya sitesi dokuz8HABER de raporlama döneminde ve öncesinde birkaç kez engellendi. Eylül 2020’de, ağırlıklı olarak Kürt bölgesinden haberler yayınlayan Yeni Yaşam gazetesinin internet sitesine erişim engelleme kararı gönderildi.58 İstanbul’da bir mahkeme, muhalefetin elindeki İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından önceki AKP yönetimiyle ilgili açılan bir yolsuzluk davası hakkındaki haberleri yayınlayan 297 haber kuruluşu için erişim engelleme kararı verdi.59 İstanbul Bakırköy 1. Sulh Ceza Hakimliği, eski AKP milletvekili ve şu anda cumhurbaşkanı başdanışmanı olan Hamza Yerlikaya hakkında haber yayınlayan 125 internet sitesine erişim engeli getirdi.60

Mayıs 2021’de organize suç çetesi lideri Sedat Peker’in internet sitesi, hükümet yetkililerinin karıştığı usulsüzlükleri ifşa etmesinin ardından engellendi. Örnek olarak Peker, hükümet yetkililerinin bazı gazetelere baskın düzenlemesi, meclisteki muhalefet milletvekillerinin dövülmesi ve Suriye’de El Nusra’ya silah göndermesi gibi olaylara karışması hakkında bilgiler paylaşmıştı.61

Türkiye’de kumar yasalara aykırı. Çevrimiçi bahis platformlarına erişim engelleri uygulanıyor. Türkiye’de Eylül 2020 ile Ocak 2021 tarihleri arasında 200’den fazla çevrimiçi bahis sitesi engellendi. Mart 2021’de Muğla İl Jandarma Komutanlığı, 438 internet sitesinde “müstehcenlik”, “yasa dışı bahis” ve “oltalama” içerikli paylaşımlar yapıldığını tespit etti. Bu internet sitelerine daha sonra Siber Suçlarla Mücadele Komutanlığı’nın ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) kararıyla erişim engeli getirildi.62

Türkiye’de iki yıl yasaklı kalan Wikipedia, Ocak 2020’de erişim engelinin anayasaya aykırı olduğunu bildiren bir mahkeme kararı sonrasında erişime açıldı.63 Wikipedia 2017 yılında, Türk hükümetinin Suriye’deki yasa dışı savaşçı gruplara silah gönderdiğini iddia eden iki makalenin kaldırılması talebini reddettiği için engellenmişti. Ayrıca görüntü paylaşma sitesi Imgur da 2015’ten bu yana Türkiye’de engellenmiş durumda. 2016’da BTK, internet hizmeti sağlayıcıların 10’dan fazla VPN hizmetini ve engelli sitelere ulaşmak için kullanılan TOR hizmetini engellemesini istedi.

B2: Devlet veya devlet dışı aktörler, yayıncıları, içerik barındıranları veya dijital platformları içeriklerini ve özellikle uluslararası insan hakları standartlarıyla korunan materyalleri kaldırmaya zorlamak için hukuki, idari veya diğer yolları kullanıyor mu? (0-4 puan) (0/4)

Yaygın içerik filtrelemesine ek olarak, devlet yetkilileri, içeriğin silinmesini veya kaldırılmasını talep etme konusunda proaktif bir yaklaşımla hareket ediyor.

Sosyal medya platformları, para cezalarıyla, reklam yasaklarıyla, erişim engellemesiyle ve hız yavaşlatmayla karşılaşmamak için idari kararları ve mahkeme kararlarını hızla uyguluyor. Global sosyal medya platformlarına benzer şekilde, Türkiye’deki popüler internet sitelerine de içerik kaldırma kararları uygulanıyor. 2019’da hakkında erişim engelleme kararı verilen 5.599 haberden 3.528’i haber kuruluşları tarafından sunuculardan kaldırıldı.64 2020 Engelli Web raporuna göre Türkiye’de 2015 ile 2020 yılları arasında 3.000’den fazla Twitter hesabı, 600 Facebook paylaşımı ve 1.600 YouTube videosu kaldırıldı.65

Temmuz 2020’de Türkiye’de yurttaşların kendileriyle ilgili arama sonuçları içindeki bazı içerikleri kaldırtmalarını sağlayan “Unutulma Hakkı” yasal olarak tanındı. Ancak yetkililer, bu yasayı, önde gelen siyasetçilerle ilgili medyadaki olumsuz içerikleri kaldırmak için kullandı.66 Temmuz 2020’de internetteki içeriklerin sansürlenmesi için hükümete daha fazla yetki veren Sosyal Medya Düzenlemesi mecliste onaylandı.67 Yasa özellikle sosyal medya şirketlerinin Türkiye’de temsilci bulundurarak içerik kaldırma taleplerine 48 saat içinde yanıt vermesini zorunlu hale getiriyor. Yasaya uymayanlar hakkında ağır para cezaları veya bant genişliği kısıtlamaları uygulanıyor (bkz. C6).68 Medya Araştırmaları Derneği’ne (MEDAR) göre, Ekim 2020’de yürürlüğe giren sosyal medya yasası kapsamında en az 658 haber içeriği (ağırlıklı olarak siyasi konulu haberler) kaldırıldı.69

Haziran 2020’de Ankara İl Emniyet Genel Müdürlüğü, bazı sosyal medya kanallarının kapatıldığını açıkladı. İlgili bakanlıklar, başsavcılıklar ve Emniyet Genel Müdürlüğü hep bir ağızdan çocuklar, genel ahlak, aile yapısı ve toplumsal düzen üzerinde olumsuz etki oluşturabilecek içeriklerin kaldırıldığını duyurdu.70 Emniyet Genel Müdürlüğü’nün açıklamasında, çocukları ve gençleri etkileyebilecek içerikleri tespit etmek üzere “siber devriye” faaliyetlerinin sürdürüleceği belirtildi.

Twitter’da koronavirüs pandemisiyle ilgili haberler yayınlayan bağımsız haber platformlarının hesapları askıya alındı. @KoronaReport hesabı, Dijital Binyıl Telif Hakkı Yasası (DMCA) kapsamında iletilen sahte bir kararla askıya alındı. DMCA kapsamında gönderilen içerik kaldırma kararında hesap yöneticilerinin kişisel ikamet adresleri de yer aldığından, yöneticilerden biri cinsel saldırı tehditlerinin hedefi oldu (bkz. C7).71 Raporlama döneminde, aktivistler, sivil toplum kuruluşları (STK’lar), bağımsız haber platformları, gazeteciler, siyasetçiler ve siyasi partiler tarafından kullanılan en az 84 sosyal medya hesabı askıya alındı veya sınırlandırıldı. Bu hesapların çoğunda sınırlama daha sonra kaldırıldı.72

İçerik kaldırma kararları şeffaflık olmaksızın uygulanıyor. Sık sık hükümeti eleştiren içerikler paylaşan bir haber kuruluşu olan Tele1’in YouTube hesabı herhangi bir açıklama olmaksızın askıya alındı. Hesap daha sonra tekrar aktif hale getirildi.73 Haziran 2020’de fazla mesaiye karşı çıkan bir öğretmenle ilgili 46 haber kaldırıldı.74

Twitter’ın yayınladığı 2020 Şeffaflık Raporu’nda, yılın ilk yarısında Türk hükümetinin 865 hesapla ilgili 347 bilgi talebinde bulunduğu, 6.500 hesapla ilgili de 4.325 içerik kaldırma talebi ilettiği ve bunların yüzde 33’ünün Twitter tarafından yanıtlandığı belirtildi. Türkiye, dünyada en fazla içerik kaldırma talebinde bulunan 5. ülke oldu.75 Facebook’un 2020 Şeffaflık Raporu’nda da hükümetin 6.810 hukuki talep ilettiği ve 8.192 kullanıcı hakkında bilgi alma talebinde bulunduğu ortaya çıktı. Facebook bu taleplerin yüzde 73’ünü yerine getirdi.76 Facebook ve Instagram da çok sayıda içerik kısıtlama talebi aldı. Bu iki platform, geçen yıla göre iki kat artışla 1.659 içeriği kısıtladı.

Ağustos 2020’de Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, çocuk tacizini ve ihmalini özendirdiği gerekçesiyle “Cuties” adlı filmin Netflix’ten kaldırılmasını talep etti.77 Ayrıca Netflix’in 2020 yılında “Designated Survivor” adlı dizinin bir bölümünü kaldırması istendi. Söz konusu bölüm 2017’de ilk yayınlandığı dönemde ABD ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerde gerilim yaratmıştı.78 Dahası, senaryoda LGBTI+ bir karakterin yer alması nedeniyle RTÜK’ün Netflix’ten “Aşk 101” adlı dizinin prodüksiyonunu iptal etmesini istediği bildirildi.79 RTÜK’ün sadece yayınlanmış olan içerikleri denetleme yetkisi olsa da RTÜK’ün talimatı üzerine dizinin senaryosu değiştirilerek eşcinsel karakter çıkarıldı.80

B3: İnternet ve dijital içerik üzerindeki kısıtlamalar şeffaflıktan ve belirtilen amaçlara göre orantısallıktan veya bağımsız bir itiraz sürecinden yoksun mu? (0-4 puan) (1/4)

İnternet ve dijital içerik üzerindeki kısıtlamaların çoğu orantılılıktan ve şeffaflıktan yoksun.

İnternetteki içeriklerin engellenmesi ve kaldırılması 5651 sayılı yasayla düzenleniyor.81 Bu yasa 2007 yılında çocukları korumak ve çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu kullanımı, tehlikeli maddelerin temin edilmesi, fuhuş, müstehcenlik, kumar, intihara yönlendirme gibi yasa dışı ve zararlı içeriğe erişimi ve Mustafa Kemal Atatürk’e karşı suçları engellemek için yürürlüğe konmuştu.82 Yasada, içerik sağlayıcıların, barındırma hizmeti veren şirketlerin, genel erişim sağlayıcıların ve internet hizmeti sağlayıcıların sorumlulukları tanımlanıyor. Bahsedilen içerikleri yayınlayan ve yurt içinde barındırılan internet siteleri kapatılabilirken, yurt dışında bulunan internet siteleri internet hizmeti sağlayıcıları üzerinden engellenebiliyor ve filtrelenebiliyor. Yasa, son yıllarda sansürün yasal olarak uygulanabileceği koşulların kapsamını genişletmek amacıyla değiştirildi.83

Temmuz 2020’de çıkarılan Sosyal Medya Yasası, günlük bir milyondan fazla kullanıcısı olan sosyal medya şirketlerinin ülke içinde ofis açarak temsilci bulundurmasını zorunlu hale getiriyor. Aralık 2020’de, Facebook, Instagram, YouTube, Periscope ve Twitter aleyhinde, Türkiye’de temsilci görevlendirmedikleri gerekçesiyle 10’ar milyon TL (1.2 milyon dolar) tutarında ceza verildi.84 YouTube, Facebook ve Twitter sırasıyla Aralık, Ocak ve Mart aylarında Türkiye’de ofis açtı ancak üç şirket de içerik düzenleme, şeffaflık ve yayınlama politikalarında herhangi bir değişiklik yapmayacaklarını öne sürdü.85 86 Ocak 2021’de TikTok da, yasaya uymadığı için reklam yasağı uygulanmasına bir gün kala Türkiye’de bir temsilci görevlendirdi.87 Twitter ve Pinterest hakkında 19 Ocak 2021’de reklam yasağı kararı alındı ancak Twitter’ın reklam yasağı 2021’in Mart ayı sonunda Türkiye’de ofis açmasının ardından kaldırıldı.88 Bahsedilen kanun aynı zamanda şirketlerin hükümetten veya kişilerden gelen içerik kaldırma taleplerini 48 saat içinde uygulamasını zorunlu hale getiriyor. Aksi halde 700.000 dolara kadar ceza verilebiliyor (bkz. B2).89 İçerik engelleme kararlarının çoğunluğu mahkemeler tarafından değil BTK90 tarafından alınıyor.91 İçerik engelleme kararlarıyla ilgili prosedürler şeffaflıktan yoksun ve bu durum, kararlara itiraz etmek isteyenler için ciddi zorluklar yaratıyor. Hakimler, ön inceleme sürecinde veya dava sürecinde engelleme kararı çıkarabiliyor. Engelleme tebligatlarında, mahkeme kararlarının dayandırıldığı gerekçeler belirtilmiyor ve ilgili kararlara kolaylıkla erişilemiyor. Sonuç olarak internet sitelerinin sahipleri, sitelerinin neden engellendiğini veya kararın hangi mahkemeden çıkarıldığını öğrenmekte zorlanıyor. BTK’nın yetki alanı, mahkemelerin engelleme kararlarının uygulanmasını da içeriyor ancak BTK aynı zamanda yabancı internet siteleri, çocukların cinsel istismarı ve müstehcenlik içeren paylaşımlar konusunda idari karar çıkarabiliyor. Üstelik bazı durumlarda BTK, içerik ve barındırma hizmeti sağlayıcılardan, internet sitesinin tamamının engellenmesine neden olacak bir karar çıkarılmaması için rahatsız edici öğeleri sunucularından kaldırmalarını istiyor.

Türkiye’de yetkililer çok farklı araçlarla internetteki içerikleri sansürleyebiliyor. BTK, içerik engelleme kararlarını dört saat içinde uygulamayan internet hizmeti sağlayıcılarına 300.000 TL’ye (38.309 dolar) varan cezalar uygulayabiliyor. Hakkında engelleme kararı verilen siteye erişmek için tüm alternatif yolların, örneğin vekil sunucu sitelerin engellenmemesi durumunda 50.000 TL’ye (6.385 ABD doları) kadar para cezası verilebiliyor.92 2019’da çıkarılan bir yönetmelikle Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’na (RTÜK) sesli ve görüntülü yayın hizmetleri dahil olmak üzere internetteki içerikleri denetleme yetkisi verildi (bkz. B2 ve B6).93 Yasa gereği yayın hizmeti veren kuruluşlar RTÜK’ten yayın lisansı almak zorunda. Netflix ve Amazon Prime 2020’de RTÜK’ten lisanslarını aldı.94 Şubat 2021’de meclise getirilen bir yasa tasarısında, “finans alanında izinsiz olarak yürütülen faaliyetlere” yönelik içerik engelleme kararlarını çıkarma yetkisinin mahkemelerden alınarak Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’na verilmesi öngörülüyordu.95

Haziran 2020’de Emniyet Genel Müdürlüğü'nün internetteki içerikleri izlemek için “siber devriye” birimi kurmasının ardından, aile ve toplumsal değerleri aşağılayan, ahlaksızlığı yayan ve çocuklara yönelik cinsel istismar içeren bazı sosyal medya hesaplarının bu birim tarafından engellendiği açıklandı.96 Öte yandan siber devriye birimi, aile ve toplumsal değerler veya ahlaksızlık kavramlarının ne anlama geldiğini belirtmedi.

Temmuz 2015’ten bu yana çevrimiçi haber portalı Sendika.org, hakkında verilen engelleme kararları nedeniyle alan adını 64 kez değiştirdi ve en fazla sansürlenen haber platformu olarak bir dünya rekoru kırdı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 11 Mart 2020’de bu engellemelerin ifade özgürlüğü ihlali olduğuna hükmetti ve 28 Ekim 2020’de engelleme kararı kaldırıldı.97 Ne var ki iki gün sonra Gölbaşı Sulh Ceza Hakimliği, daha iki gün önce erişim engeli kaldırılmış olan bazı haber kuruluşları ve sosyal medya hesapları (Sendika.org dışında) hakkında yeni bir engelleme kararı çıkardı.98

İçerik kısıtlama kararlarına yapılan itirazlar nadiren etkili oluyor. Mayıs 2019’da Wikimedia Vakfı'nın, Türkiye’de Wikipedia’nın engellenmesine karşı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yaptığı başvuru kabul edildi,99 ancak Türkiye hükümeti Wikipedia’ya uygulanan engeli Ocak 2020’de kaldırdı. 2017’de Twitter “mahkemelerden gazeteciler ve haber kuruluşlarıyla ilgili gelen tüm kararlara yanıt olarak” mümkün olan durumlarda yasal itiraz sunduklarını ancak hiçbirinin kabul edilmediğini bildirdi (bkz. B2).100

B4: İnternet gazetecileri, yorumcuları ve sıradan kullanıcılar otosansür uyguluyor mu? (0-4 puan) (1/4)

Dijital medya kuruluşları, daha fazla otosansürle kısıtlanıyor. Son yıllarda Cumhurbaşkanı’na hakaret gerekçesiyle çok sayıda soruşturma açılması da sosyal medya kullanıcılarında soğutma etkisi yarattı (bkz. C3). 2016 yılından bu yana, olağanüstü hâl kapsamında çıkarılan ve hükümetin internetteki faaliyetleri gözetleme yetkisini genişleten kanun hükmünde kararnamelerle internette otosansür daha da kötüleşti.101

Medya, sosyal medya, kültür ve sanat alanlarında sansürü izleyen ve raporlayan Susma 24, 2020 Sansür ve Otosansür raporunda, Türk hükümetinin gazetecilere şiddet uygulaması, tutuklaması, gözaltına alması, cezalandırması, haberleri engellemesi, yayıncılara ağır para cezaları vermesi, sosyal medya kullanıcılarının yargılanması, gazetecilerin ve sıradan kişilerin evlerine baskın düzenlenmesi nedeniyle otosansürün arttığını bildirdi (bkz. C3 ve C7).102 İçişleri Bakanlığı, 2013 ile 2018 yılları arasında yurttaşlara sosyal medya paylaşımları nedeniyle 20.474 dava açıldığını açıkladı (bkz. B2 ve C3).103 104 Üstelik kullanıcılar sosyal medya hesaplarını oluştururken, belli türden içerikleri paylaşmalarını engelleyen topluluk standartlarını kabul etmeye zorlanıyor. Birçok yorumcu, gazeteci, blog yazarı ve akademisyen herkese açık yorum yapmaktan ve görüş paylaşmaktan kaçındıklarını belirtti.105

Mayıs 2020’de Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Dr. Fahrettin Altun “Sosyal Medya Kullanım Kılavuzu” yayınladı ve yurttaşlara, iftira veya yasa dışı unsurlar içeren bir paylaşımı beğenmeleri veya paylaşmaları durumunda bundan sorumlu tutulacaklarını hatırlattı (bkz. B5).106

B5: İnternetteki bilgi kaynakları hükümet veya diğer güçlü aktörler tarafından belli bir siyasi çıkarı desteklemek amacıyla denetleniyor veya çarpıtılıyor mu? (0-4 puan) (1/4)

Devlet destekli medya ve sosyal medya içerikleri üzerinde hükümetin uyguladığı manipülasyon, internetteki bilgi ortamını olumsuz yönde etkiledi. Özellikle Kürt nüfuslu güneydoğu bölgesiyle ilgili medyada yer alan haberler hükümetin ağır nüfuzu altında.

Hükümete bağlı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’na (RTÜK) internetteki yayınları denetleme yetkisi verildi. İnternette yayın yapmak isteyen platformların 100.000 TL’lik (12.770 dolar) bir yıllık ücret ve buna ek olarak yıllık satış gelirlerinin yüzde 0,5’ini RTÜK’e ödemesi gerekiyor (bkz. B6). Çevrimiçi haber, film veya dizi yayınlayan platformlar bunun dışında tutuluyor ve böylece küçük haber merkezi inisiyatiflerinin ve yurttaş gazeteciliği platformlarının ortaya çıkma potansiyeli azalıyor.107 Hükümet, son yıllarda bağımsız seslerin içerik üretmesini engellediğinden geleneksel medyada çalışan birçok gazeteci dijital platformlara geçti ve yeni çevrimiçi kanallar kurdu.108

Hükümet, internette dolaşan yalan bilgilerin arttığını iddia ederek çevrimiçi bilgi alanını denetim altına almaya çalışıyor ve kullanıcıları sadece hükümetin açıkladığı bilgileri dikkate almaya veya devletin desteklediği bilgi doğrulama platformlarını kullanmaya teşvik ediyor. Şubat 2021’de Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı “Doğru mu?” adlı, devlete ait bir bilgi doğrulama platformun açıldığını duyurdu. Platform, Türkiye’den ve dünyadan kullanıcılar için haberlerin “doğru versiyonlarını” sunuyor.109 Ancak, internette hükümet yanlısı içeriklerin arttığı düşünüldüğünde, bu platform muhtemelen hükümeti destekleyen anlatıların yaygınlaştırılması için bir araç olarak kullanılacak.

Nisan 2021’de, Uluslararası İşçi Bayramı’nın öncesinde Emniyet Genel Müdürlüğü, yurttaş gazetecilerin faaliyetlerini ve protestoların görüntü kaydının alınmasını yasaklayan bir genelge yayınladı. Amaç büyük olasılıkla polisin aşırı güç kullanımıyla ilgili internette yer alabilecek eleştirileri engellemekti. 1 Mayıs protestoları sırasında polis bu yasağa dayanarak profesyonel gazetecilerin cihazlarından protesto görüntülerini hukuksuz şekilde sildi.110

İktidardaki AKP’nin yaklaşık 6.000 kişiden oluşan bir “troll ordusu” kurduğuna ve bu orduyla internetteki tartışmaları yönlendirmeye, belli gündem maddelerini öne çıkarmaya ve sosyal medyada hükümeti eleştirenlerle mücadele etmeye çalıştığına ilişkin çok sayıda haber yayınlandı.111,112 2016 yılında sızdırılan e-posta yazışmaları da, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yakın çevresinin hükümeti eleştiren anlatılarla mücadele etmek ve sosyal medyadaki protesto hareketlerini zayıflatmak için koordineli kampanya yürüttüğünü ortaya koydu.113 Daily Dot sitesinin yayınladığı bir habere göre, dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanına gönderilen mesajlarda “psikolojik harp alanında eğitim almış profesyonel grafik tasarımcılar, kodlayıcılar ve eski ordu mensuplarından oluşan bir ekip” kurulduğundan bahsediliyordu.

Raporlama döneminde hükümet yanlısı troll ağları ve medya kuruluşları bağımsız medya organlarına karşı iftira kampanyaları yürüttü ve bu kuruluşları, devlet medyasının anlatılarına ve bilgi çarpıtmalarına karşı haberler yapan “fondaş medya”, “yandaş ordusu” diye niteledi.114 Temmuz 2020’de Twitter, bağımsız medyayı ve AKP’nin Türkiye’deki muhaliflerini taciz eden ve hedef gösteren hükümet yanlısı bir sosyal medya ağı olan Pelikan grubunun hesabını askıya aldı.115

Hükümet yanlısı troller sıklıkla bağımsız medya ve insan hakları gruplarını hedef alıyor. Bu gruplar arasında, siyasi tutukluların ve gazetecilerin serbest bırakılmasını talep etmek, hak ve özgürlükleri savunmak ve hükümet destekli troll ağlarına bağlı hesapları hedef alarak bunları kapattırmak için sosyal medya kampanyaları yürüten bir gönüllü ağı olan “İsimsizler Hareketi” de yer alıyor. İsimsizler Hareketi’ne karşı saldırılar düzenleyen gerici ağlar arasında siyasi muhalifleri, hükümeti eleştirenleri, LGBTI+ bireyleri, cinsiyet eşitliği hareketini ve gazetecileri hedef alan “Ebabil Harekâtı” ve “Anadolu Operasyonu” yer alıyor. Bu ağların binlerce üyesi Telegram ve Facebook gibi mesajlaşma kanalları üzerinden örgütleniyor.116 Ebabil Harekâtı Mayıs 2020’de ana muhalefet partisinin yöneticilerinden Canan Kaftancıoğlu’nun Twitter hesabını sınırlamayı başardıklarını açıkladı.117 Yetkililer İsimsizler Hareketi'nin üyelerini hedef gösterdi ve hareketin lideri Taylan Kulaçoğlu aynı ay içinde gözaltına alındı.118 Eylül 2020’de polisin düzenlediği bir baskında 24 kişi bu harekete üye oldukları gerekçesiyle gözaltına alındı (bkz. C3).119

Haziran 2020’de Ulaştırma ve Altyapı Bakanı, Türkiye’nin siber olaylara karşı “Siber Olaylara Müdahale Ekibi” oluşturduğunu açıkladı. Ekip, “Dijital Vatan”ı koruma görevini üstleniyor ve en son teknolojiyle donatılmış 4.040 uzmandan ve mühendisten oluşuyor.120 Aynı ay İçişleri Bakanı da, internet suçlarıyla mücadeleyi amaçlayan bir başka ekip olarak “Siberay” biriminin kurulduğunu duyurdu.121 Mayıs 2020’de AKP’nin tanıtım ve medya ilişkilerinden sorumlu başkan yardımcısı Mahir Ünal bir kampanya başlatarak, sosyal medya kullanıcılarının kullanıcı adlarının yanına yeşil top ve Türk bayrağı simgesi ekleyerek kendilerini “etik kullanıcı” ve “milli kullanıcı” olarak işaretlemelerini istedi.122 Etik kullanıcı ve milli kullanıcı kategorisine giren 10.000 profilin büyük çoğunluğu hükümet yanlısı paylaşımlar yapıyordu. Bu durum, yeşil top hareketinin ifade özgürlüğünü baskı altına alma potansiyeli taşıdığını gösteriyordu.123 Hareketin başlamasından itibaren isminin yanında yeşil top olan kullanıcılar kadın gazetecileri, sanatçıları ve siyasetçileri taciz ve tehdit etti (bkz. C7).124

Türkiye’de internette kullanıcıların koordineli ve sahte davranışları ciddi bir sorun. Haziran 2020’de Twitter Rusya, Çin ve Türkiye’de devletle bağlantılı 32.242 hesabı, sitenin politikalarını ihlal ettikleri gerekçesiyle askıya aldı. Bu hesapların 7.340’yi Türkiye’den açılmış hesaplardı ve AKP ve Erdoğan yanlısı paylaşımlar yapıyordu.125 Stanford Internet Observatory’nin açıklamasına göre Türkiye’de AKP'nin gençlik kollarıyla bağlantılı bir “retweet şebekesi” özellikle 2017’deki referandum döneminde aktif şekilde çalışarak parlamenter demokrasinin devrilmesi için çağrı yapan tweet’lere destek verdi. Bu gruplar ayrıca Suriye’deki askeri operasyonlar sırasında da Türkiye’nin dünya arenasındaki meşruiyetini desteklemeye çalıştı.126 Eylül 2020’de AKP Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, “AK troll ordusu var mı” sorusuna yanıt olarak 2,1 milyon üyeli gençlik kollarının olduğunu doğruladı.127

Hükümeti eleştiren gazeteciler, araştırmacılar ve sivil toplum liderleri Twitter’da, sıklıkla kendilerini itibarsızlaştırmaya çalışan onlarca ve hatta yüzlerce kullanıcıdan gelen, dikkatlice organize edilmiş tacizlerle karşı karşıya kaldı (bkz. C7).128 Örneğin Mayıs 2019’da İstanbul’da, ilki iptal edildikten sonra tekrarlanan yerel seçimlerden önce, hükümet yanlısı birçok sosyal medya hesabı, muhalefetin adayı Ekrem İmamoğlu hakkında yanıltıcı ve üzerinde oynanmış bir videoyu yaydı. Videoda İmamoğlu, ülkenin yönetimini teröristlere vereceğini söylüyormuş gibi gösterildi.129 Kasım 2015 seçimlerinden kısa süre önce, hükümet yanlısı troller, Türkiye’de ilk sivil seçim izleme inisiyatifi olan Oy ve Ötesi'nin sahtekarlık yaptığı ve terör örgütlerini desteklediği iddialarını dolaşıma soktu.130

B6: Kullanıcıların internette içerik yayınlayabilmesini olumsuz etkileyen ekonomik veya hukuki sınırlamalar var mı? (0-3 puan) (1/3)

Bazı ekonomik kısıtlar, kullanıcıların internette içerik yayınlayabilmesini olumsuz etkiliyor. Reklamlar sık sık medyayı kontrol etmenin bir aracı olarak kullanılıyor. Hükümet, internetten yayın yapan kuruluşlar dahil olmak üzere, AKP’ye yakın medya kaynaklarını reklamlar aracılığıyla mali olarak destekliyor ve hükümeti eleştiren yayınları bu destekten mahrum bırakarak bağımsız internet medyasını dezavantajlı duruma getiriyor.131 Açık tarafsızlık ilkesi, Türkiye yasalarında açıkça korunmuyor.

Mart 2018’de Meclis, sınırlayıcı olmamak üzere, Netflix gibi ticari yayın hizmetleri ve merkezleri Almanya’da bulunan Artı TV ve Deutsche Welle (DW) gibi yurt dışı merkezli çevrimiçi medya platformları dahil olmak üzere, her tür çevrimiçi içeriği düzenleme konusunda RTÜK’e yetki veren bir tasarıyı onayladı.132 Ağustos 2019’da yürürlüğe giren133 yönetmelik kapsamında, RTÜK 100.000 TL (12.770 dolar) karşılığında çevrimiçi içerik sağlayıcılarına lisans veriyor, onlara ceza uygulayabiliyor ve lisanslarını iptal edebiliyor.134 Analistler, bu yeni yasal çerçevenin, internetten yapılan yayınları daha fazla tehdit edeceğinden endişe ediyor.

Türkiye Rekabet Kurumu ile Google International LLC arasındaki iki yıllık gergin ilişkinin ardından, Şubat 2020’de şirket Türkiye’deki dijital arama pazarındaki baskın konumunu kötüye kullandığı gerekçesiyle 98.354.000 TL (12.559.400 dolar) para cezasına çarptırıldı.135 Soruşturma sürecinde Google, Türk yetkililer tarafından mali yaptırım uygulanması durumunda, Türkiye’de satılan tüm akıllı telefonların yüzde 90'ını oluşturan Android işletim sistemli akıllı telefonlara desteği keseceklerini açıklamıştı. Böyle bir durum, gazeteciler ve blog yazarları dahil olmak üzere çoğu akıllı telefon kullanıcısının Android cihazlarında Google hizmetlerini kullanamayacağı anlamına geliyordu.136

Aralık 2020’de Ticaret Bakanlığı'nın yayınladığı bir düzenlemeye göre, e-ticaret hizmeti veren şirketlerin Türkiye’de bir müşteri temsilcisi bulundurması zorunlu hale getirildi. Ayrıca “istenmeyen” ürünler için reklam yasağı getirildi. Üstelik düzenlemede, hizmet sağlayıcıların Türkiye’de temsilci görevlendirmesi, faturalandırma işlemlerini Türk lirası cinsinden yapması ve internet sitelerinin sadece Türkçe dilinde faaliyet yürütmesi zorunlu hale getirildi.137

Nisan 2021’de Türkiye Rekabet Kurumu, reklam pazarında haksız rekabet yürüttüğü gerekçesiyle Google’a 296 milyon TL (37.798.000 dolar) para cezası verdi.138 Rekabet Kurumu ayrıca şirketleri bazı çalışanlarını haksız şekilde terfi ettirdiği iddiaları üzerine, aralarında en büyük yerli dijital şirketlerin de yer aldığı 32 teknoloji şirketi hakkında soruşturma başlattı. Bu iddia normal koşullarda Ticaret Bakanlığı’nın yetki alanına giriyor. Kurumun bu soruşturmayı kamuoyu gündemini değiştirmek amacıyla mı kullandığı bilinmiyor.139

Mart 2020’de 7194 sayılı Dijital Hizmetler Vergi numarası uygulaması yürürlüğe girdi. Bu kapsamda oyun, müzik ve video platformları, uygulamalar, sosyal medya platformlarının ücretli hizmetleri ve ürün veya hizmet satışına aracılık yapan internet platformlarının, satışları üzerinden yüzde 7,5 oranında vergi ödemesi zorunlu hale geldi. Bankacılık sektörü, sigorta ve emeklilik satışları istisna bu uygulamadan muaf tutuldu. Değişiklikte yer alan bir madde ile Cumhurbaşkanı’na, gerekli hallerde vergi oranını yüzde 1’e indirme veya yüzde 15’e çıkarma yetkisi verildi.140 Verginin uygulandığı ilk ayda hükümet 67,6 milyon TL (9,02 milyon dolar) kazandı. Hazine ve Maliye Bakanlığı Mayıs 2021’de kripto para sahiplerine vergi uygulanmasını istedi (bkz. C2).141,142

COVID-19 salgını sırasında çevrimiçi video platformlarının kullanımı arttı ve dolayısıyla çevrimiçi içerik yayıncılarının geliri yükseldi. Nisan 2020’de Gelir İdaresi Başkanlığı, çevrimiçi yayınlar üzerinden sponsorlardan ve platform reklamlarından gelir elde eden tüm içerik üreticilerinin asgari kazanç sağlasalar veya reşit olmasalar bile yüzde 15 gelir vergisine tabi olacaklarını açıkladı.143 Ocak 2021’de, kurumsal bir ortamda gerçekleşmeyen ve 240.000 TL'nin (30.647 dolar) altında olan e-ticaret işlemlerinin vergiden muaf tutulacağı açıklandı.144

Mayıs 2021’de Ticaret Bakanlığı, sosyal medya hesaplarındaki tüm reklamların “işbirliği” olarak etiketlenmesini zorunlu hale getiren bir düzenleme yayınladı.145 LGBTI+ bireylere yönelik baskı politikasının bir parçası olarak Reklam Kurulu, gökkuşağı temalı ürünlerin ve LGBTI+ sloganı veya simgesi veya içeren materyallerin e-ticaret platformları üzerinden satışında “+18” ibaresinin kullanılmasını zorunlu hale getirdi (bkz. B8 ve C7). Kurul aynı zamanda düzenlemeyi ihlal edenlere para cezası uygulanabileceğini açıkladı.146

B7: İnternetteki bilgi ortamı çeşitlilikten yoksun mu? (0-4 puan) (2/4)

Bağımsız kaynakların kapatılması, hükümet yanlısı medyanın baskın olması ve otosansür, çevrimiçi içeriklerin çeşitliliğini olumsuz etkiledi. 2020 yılı itibarıyla, ülkede en fazla ziyaret edilen haber sitesi hükümet yanlısı CNN Türk’ün internet sitesi oldu. CNN Türk’ü, yine hükümet yanlısı olan NTV'nin internet sitesi, Sondakika.com ve Hürriyet gazetesinin web sitesi izledi.147 Ülkedeki kısıtlayıcı yasal ortama ve otosansüre rağmen Türkiye’deki kullanıcılar haber almak için internetteki yayınları takip ediyor. Yurttaşlar çeşitli bloglarda ve web sitelerinde Türk siyasetçileri ve liderleri sorguluyor ve eleştiriyor. Son on yılda dokuz8NEWS, 140 Journos, Medyascope ve Ötekilerin Postası gibi platformlar hükümetin koyduğu engellerden ve sansürden kaçmak için sosyal medya kanallarında ve mesajlaşma uygulamalarındaki kapalı devre gruplarda yaptıkları yayınlar ve gönüllü habercilik ve yurttaş gazeteciliği gibi yeni medya pratiklerini kullanıyor. Haber doğrulama girişimleri de bilgi kaynağı olarak işlev görüyor. Önemli yerel haber sitelerinin sansürlenmesi ve haberlerin yazımında hükümetin etkisi, Kürt nüfuslu güneydoğu bölgesinde bilgiye erişmeyi daha da zor hale getiriyor. 2016’da Tor ve popüler VPN servislerinin engellenmesi, kullanıcıların engelli web sitelerine erişmesini daha da zorlaştırdı (bkz. B1).148 Ancak, Opera web tarayıcısının entegre VPN servisi, dijital okuryazarlığı olmayan birçok kullanıcının bilgiye erişmesini sağlıyor.

Sosyal medya platformları da önemli bir bağımsız haber kaynağı. Reuters Gazetecilik Araştırma Enstitüsü’nün 2020 Dijital Haberler Raporu’na göre insanlar YouTube, WhatsApp, Instagram ve Facebook Messenger üzerinden giderek daha fazla haber tüketiyor. Twitter üzerinden de çok sayıda kişi haber takip ediyor ancak bu kişilerin sayısında önceki yıllara göre bir azalma görülüyor. Rapora göre sosyal medya, “alternatif ve eleştirel perspektifler için önemli bir kaynak” olarak niteleniyor.149 Ayrıca Türkiye, aynı raporda internet kullanıcılarının çevrimiçi videolar üzerinden haber takip ettiği ülkeler arasında ilk sırada yer alıyor. Katılımcıların yüzde 95’i her hafta haber videosu izliyor. Ancak herhangi bir platformda haber izlemeyen insanların sayısı da yavaş yavaş yükseliyor.150 Hükümet, Türkiye’deki büyük ölçekli medya kuruluşlarının yüzde 95’inden fazlasını elinde tuttuğundan, hükümeti eleştirenler ve muhalefet liderleri görüşlerini paylaşmak için YouTube’u, özellikle Emin Çapa ve DW Türkçe gibi kanalları daha fazla kullanıyor. Ayrıca British Broadcasting Corporation (BBC), DW, France 24 ve Amerika'nın Sesi (VoA) Türkçe YouTube kanalları açarak bağımsız bilgi kaynaklarına erişimi genişletti.151

B8: Koşullar, kullanıcıların özellikle siyasi ve toplumsal konularda seferber olmasını, topluluklar oluşturmasını ve kampanya düzenlemesini engelliyor mu? (0-6 puan) (3/6)

Puan Değişimi: Boğaziçi Üniversitesi’nde öğrencilerin başını çektiği direniş hareketi sırasında internette örgütlenme girişimlerinin yetkililer tarafından sınırlanması nedeniyle puan 4’ten 3’e geriledi.

2013’teki Gezi Parkı protestolarından bu yana dijital aktivizm ülkede önemli bir rol oynadı. Öte yandan 2016’daki darbe girişiminden sonra oluşturulan baskıcı ortamın ve insanların otosansür eğiliminin artmasının sonucu olarak son yıllarda dijital aktivizm düşüşe geçti.

Sivil toplum örgütlerine üyelik 2007 ile 2017 arasında istikrarlı bir artış gösterse de o dönemden bu yana hak odaklı çalışan sivil toplum kuruluşlarının (STK) kapatılması nedeniyle rakamlar ciddi şekilde düştü. Ancak yakın zamanda Medya Araştırmaları Derneği, Bianet, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) ve Kadir Has Üniversitesi gibi çeşitli kurumların sivil toplum kuruluşları için yeni medya pratikleri ile ilgili düzenlediği eğitimler sayesinde, sivil toplum örgütleri ve aktivistler dijital aktivizme devam ediyor.152

İnsanları çevrimiçi ve çevrimdışı ortamda örgütlemek için bir dizi web sitesi ve uygulama kullanılıyor. Sansürü gerçek zamanlı olarak takip eden Turkey Blocks adlı kuruluş, 2017 Sansür Endeksi'nin dijital aktivizm ödülüne layık görüldü.153 Oy ve Ötesi, Haziran 2018’deki seçimlerini, gönüllülerin sandık sonuçlarını bildirmesini sağlayan bir mobil uygulamayla takip etti ve ardından bu veriler, Yüksek Seçim Kurulu’nun açıkladığı sandık sonuçlarıyla karşılaştırıldı.154 Çeşitli muhalefet partileri, sendikalar ve medya kuruluşları tarafından oluşturulan Adil Seçim Platformu, ağlar oluşturarak ve kullanıcıları hile girişimlerinden ve usulsüzlüklerden haberdar ederek yurttaşların seçim güvenliğinin takip edilmesi için bir araç işlevi gördü.155 Siyasi bilgi doğrulama sitesi Doğruluk Payı da popüler bir bilgi kaynağı.156 Diğer bir bilgi doğrulama inisiyatifi de, haberleri doğrulamaya ve asılsız bilgileri ve şehir efsanelerini açığa çıkarmaya odaklanan Teyit.org.

İnternet kullanıcıları, adaleti savunmak ve ana akım medyada göz ardı edilebilecek adli vakalara dikkat çekmek sosyal medyayı kullanıyor. 2021 yılının başında, Türkiye’nin en prestijli eğitim kurumu olan Boğaziçi Üniversitesi’nde hükümetin rektörlüğe bir kayyumu atamasının ardından okulun öğrencileri, öğretim üyeleri ve mezun dernekleri (farklı ülkelerdeki kişi ve dernekler dahil olmak üzere) internet üzerinden ve kampüste protestolar düzenledi. Protestolarda farklı çevrimiçi yayınlar ve ağlar ortaya çıktı. Bunlar arasında üniversitedeki LGBTI+ bireylere destek veren ağlar da bulunuyordu. Barışçıl göstericilere yönelik şiddetli müdahale sürerken sosyal medyada protestoculara destek veren öğrenciler de tutuklandı.157 Tutuklananlardan biri muhalefet partisinin gençlik örgütü üyesi Muhammed Ünal’dı (bkz. C3).158 LGBTI+ aktivisti ve üniversite öğrencisi Havin Özcan da sosyal medyada direniş destek vermesi nedeniyle terörle mücadele ekiplerinin düzenlediği bir baskında gözaltına alındı. Özcan gözaltında polisin işkence uyguladığını öne sürdü ve Twitter hesabının çalındığını ve hesabından diğer protestoculara kötü amaçlı linkler gönderildiğini söyledi (bkz. C8).159, 160

Protestocu öğrenciler, hükümetin kampüste seçim yapılmasına izin vermek yerine doğrudan rektör atamasını değerlendirmek için sesli sohbet uygulaması Clubhouse’u yoğun olarak kullandı. Binlerce öğrenci görüşlerini paylaşarak hükümeti eleştirdi; bazı öğrenciler bu platformdaki açıklamaları nedeniyle gözaltına alındı. Clubhouse’da kullanıcılar gerçek isimleriyle kayıt olmak zorunda. Bu nedenle yetkililer, muhalif kullanıcıların sosyal medya hesaplarına ve kişisel bilgilerine ulaşarak bu kişileri gözaltına aldı. Ayrıca hükümet yanlısı medya, öğrencilerin şiddet çağrısı yapan provokatörler olduğunu öne sürdü.161

2020’de Türkiye’de kadınlar, tüm dünyada yayılan #ChallengeAccepted adlı çevrimiçi kampanyayı başlattı. Kampanya, Türkiye’de kadın cinayetlerine ve cinsiyet temelli şiddete dikkat çekmeyi amaçlıyordu.162 Türkiye’de kadınlar hem çevrimiçi hem de çevrimdışı ortamda tacizlerin hedefi oluyor.

Aralık 2020’de, görünürde uluslararası terör gruplarının finansmanını engellemek için “Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesi” adlı bir yasa onaylandı. Yasada, yurttaşların fiziksel ve çevrimiçi ortamlarda toplanma hakkını kısıtlayan maddeler yer alıyor ve hükümetin hak odaklı çalışan STK’lara kayyum atamasının önü açılıyor.163 600’den fazla STK, yasaya karşı geniş bir sosyal medya kampanyası başlattı ve internette yayınlanan dilekçeye imza attı. Yasa onaylandıktan hemen sonra STK’lara yıllık denetim ve incelemelerle ilgili tebligat gönderildi.

C. Kullanıcı Haklarının İhlalleri

C1: Anayasa veya diğer yasalar, internet dahil olmak üzere, ifade özgürlüğü, bilgiye erişim ve basın özgürlüğü gibi hakları korumakta yetersiz kalıyor mu ve bu yasalar bağımsız olmayan bir yargı tarafından mı uygulanıyor? (0-6 puan) (1/6)

Türkiye’de anayasa ve diğer yasalar, teoride ifade özgürlüğü için geniş koruma sağlasa da internette ifade özgürlüğünü ve basın özgürlüğünü koruyamıyor.

Anayasanın 26. maddesinde “Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir” deniyor.164 Türkiye’de yasalar ve mahkeme kararları, ifade özgürlüğünü koruyan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne tabidir ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararlarına bağlıdır. Bu güvencelere rağmen, internetten yayın yapan gazeteciler ve sıradan kullanıcılar düşüncelerini meşru şekilde ifade ettikleri için sıklıkla para ve hapis cezalarıyla karşılaşıyor. Anayasada ayrıca mahremiyet hakkı güvence altına alınsa da pratikte şifreleme cihazlarının kullanımına yasal sınırlama uygulanıyor (bkz. C4) ve istihbarat kurumlarının internetteki faaliyetleri yaygın şekilde takip ettiği düşünülüyor (bkz. C5).165

2016’daki darbe girişiminden sonra yürürlüğe giren ve Temmuz 2018’e kadar devam eden olağanüstü hal, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yargı denetimi olmadan kanun hükmünde kararnameler (KHK) çıkarmasına alan açtı. Bunların arasında ifade özgürlüğünü tehdit eden, web sitelerinin engellenmesi, iletişim ağlarının ve sivil toplum kuruluşlarının ve haber kaynaklarının kapatılması için çıkarılan kararnameler de yer alıyordu.166 2016’da çıkarılan 671 sayılı KHK ile Dijital İletişim Kanunu’nda değişiklik yapılarak hükümete, “milli güvenlik, kamu düzeni, suçun önlenmesi, kamu sağlığının ve genel ahlakın korunması” ve Anayasa’nın 22. Maddesinde koruma altına alınan “hak ve özgürlüklerin korunması” gerekçesiyle “gerekli her tür önlemi” alma yetkisi verildi. Kararname ile ayrıca telekomünikasyon hizmeti sağlayıcılarının hükümetten gelen talimatları iki saat içinde uygulaması zorunlu hale getirildi.167 Olağanüstü hal kaldırılmış olsa da bu kararname hâlâ yürürlükte.168

Türkiye’de yasalar, özellikle 2016’daki darbe girişiminden bu yana bağımsızlığı sekteye uğramış olan bir yargı tarafından uygulanıyor.169 Hakimler hâlâ zaman zaman hükümet aleyhinde kararlar alsa da son yıllarda atanan binlerce yeni hakim hükümetin çıkarlarına uygun kararlar veriyor; öte yandan darbe girişimini desteklediğinden şüphelenilen hakimler görevden alınıyor. Önemli davalarda yürütme aleyhinde karar alan hakimlerin, örneğin alt mahkemelerce iptal edilen Anayasa Mahkemesi kararlarını veren hakimlerin mesleki kariyerleri tehlikeye girebiliyor.

Üç yıldır devam eden Gezi Parkı davası, hayırsever iş insanı Osman Kavala dahil olmak üzere, 2013’te sivil hak ve özgürlüklerin korunması talebiyle düzenlenen Gezi Parkı eylemlerine karışan dokuz kişinin kaderini belirledi.170 Dava geniş kesimler tarafından toplanma ve ifade özgürlüğünü tehlikeye atabilecek siyasi bir manevra olarak görülüyordu.171 Ancak yargılama süreci Şubat 2020’de tamamlandı ve büyük oranda bağımsızlığını yitirmiş olan bir yargı için sürpriz sayılabilecek bir kararla dokuz sanık beraat etti.172 Beraat kararını veren hakimler hakkında “Osman Kavala’yı cezaevinden çıkarmak için hukuki hileye izin verdikleri” gerekçesiyle soruşturma açıldı. Kavala, sonradan beraat ettiği birçok suçlama nedeniyle birkaç kez tutuklanmıştı (bkz. C3)173 ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Kavala'nın serbest bırakılması gerektiği yönündeki kararına rağmen 3 yıldır hakkında bir mahkumiyet kararı olmaksızın hapiste tutuluyordu.174

C2: İnternetteki faaliyetler için, özellikle uluslararası insan hakları standartlarıyla korunan faaliyetler için, cezai yaptırımlar veya hukuki sorumluluk getiren yasalar var mı? (0-4 puan) (1/4)

Fikirlerini paylaşma, bilgi indirme, e-posta gönderme veya kısa mesaj gönderme gibi çevrimiçi faaliyetleri özel olarak suç sayan yasalar bulunmuyor. Bunun yerine, ceza yasasının birçok hükmü ve Terörle Mücadele Kanunu gibi diğer yasalar hem çevrimiçi hem de çevrimdışı faaliyetler için uygulanıyor.

Terörle Mücadele Kanunu’nun 7. maddesine göre “Terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi” bir ila beş yıl hapis cezasına çarptırılıyor. Mahkemeler tarafından hükümeti eleştiren ancak terör faaliyetleriyle açık bir bağlantısı olmayan gazetecileri ve akademisyenleri cezalandırmak için istismar edilen yasa, geniş terör tanımı nedeniyle yaygın şekilde eleştiriliyor.175 Örneğin Mart 2021’de muhalefetteki Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) milletvekillerinden Ömer Faruk Gergerlioğlu hakkında, Twitter’da yaptığı bir paylaşım nedeniyle dava açıldı. Gergerlioğlu hapis cezası aldı ve milletvekilliği düşürüldü.

İftira yasalarda bir suç olarak kabul ediliyor ve para cezasıyla ve iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılıyor. Bu suçlamalar, hükümeti eleştirenleri cezalandırmak için sıklıkla kullanılıyor (bkz. C1). Devlet görevlisine hakaret edenlere en az bir yıl hapis cezası verilirken, Cumhurbaşkanı'na hakaret edenler ceza kanununun 299. maddesi uyarınca bir ila dört yıl hapis cezasına çarptırılıyor. 2016’nın ilk yarısında bazı mahkemeler 299. maddenin Anayasaya aykırı olduğu yönünde görüş bildirmişti ancak Anayasa Mahkemesi Aralık 2016’da maddenin yürürlükte kalmasına karar vermişti.176 2015’ten bu yana Cumhurbaşkanı’na hakaret gerekçesiyle yaklaşık 100.000 suç duyurusu yapıldı; 17.541 dava açıldı ve sadece 2.676 kişi beraat etti.177 Beraat kararları çok nadiren veriliyor: Mart 2020’de Ankara’da bir mahkeme, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret etmekle suçlanan bir yurttaşın lehine karar verdi. Mahkeme, davalının Erdoğan’a Cumhurbaşkanı olarak değil AKP lideri olarak “hakaret ettiğini” belirtti.178

Nisan 2021’de Hazine ve Maliye Bakanlığı, kripto paraların kullanılmasını yasakladı. Bakanlık ayrıca olası mali suçlara ilişkin soruşturmalar kapsamında kripto para platformlarından kullanıcı verilerinin talep edilebileceğini ve kişisel cihazlara el konulabileceğini açıkladı (bkz. C6).179,180

2019 Türk Yargı Etiği Bildirgesi’nde yapılması önerilen bir düzenlemede, hâkim ve savcıların tarafsız olarak karar verebilmeleri açısından harici etkilere ve kamuoyu görüşüne maruz kalmamaları için sosyal medya platformlarını kullanmalarının yasaklanması öngörülüyordu.181

C3: Kişiler internetteki faaliyetleri nedeniyle, özellikle uluslararası insan hakları standartlarıyla korunan faaliyetleri nedeniyle cezalandırılıyor mu? (0-6 puan) (1/6)

Puan Değişimi: Raporlama döneminde, mecliste bir muhalefet milletvekilinin mahkum edilmesi ve internette faaliyet yürüten gazeteciler, blog yazarları ve aktivistlere yönelik soruşturmaların artması nedeniyle puan 2’den 1’e düşürüldü.

Türkiye vatandaşlarının internetteki faaliyetleri nedeniyle cezalandırılması ve gözaltına alınması raporlama döneminde devam etti. Birçok gazeteci, aktivist ve sıradan yurttaş, Suriye’deki savaşı ve hükümetin diğer politikalarını eleştirdikleri ve Kürt kimliğini ifade ettikleri için tutuklandı.

İçişleri Bakanlığı, 2020'nin Ocak ile Ağustos ayları arasında, 6.743 sosyal medya kullanıcısı hakkında terör propagandası, kamuoyu algısını yanıltmaya teşebbüs ve internette provoke edici paylaşımlarda bulunma suçlamalarıyla hukuki işlem başlatıldığını açıkladı.182 Ocak 2021’de İstanbul Barosu’ndan bir avukat yurt dışında yaşayan binlerce Türk vatandaşının, terör örgütü propagandası, cumhurbaşkanına hakaret ve halkı şiddete tahrik unsurları içerdiği iddia edilen sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltına alındığını, sınır dışı edildiğini veya ülkeye girişlerinin engellendiğini tespit etti.183

Siyasetçiler hakkında da internetteki paylaşımları nedeniyle hukuki işlem yapıldı. Mart 2021’de HDP milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Twitter’daki bir paylaşımı nedeniyle yargılanarak iki yıl altı ay hapis cezasına çarptırıldı ve milletvekilliği düşürüldü.184 Haziran 2020’de ana muhalefet partisi CHP’nin İstanbul yöneticisi Canan Kaftancıoğlu hakkında, 2012 ile 2017 yılları arasında yaptığı ve Türk hükümetine, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve diğer devlet görevlilerine hakaret içerdiği, halkı “nefret ve düşmanlığa” teşvik ettiği ve “terör örgütü propagandası” yaptığı iddia edilen Twitter paylaşımları nedeniyle dokuz yıl hapis cezası verildi.185,186

Aralık 2020’de muhalefet partisi üyesi Banu Özdemir, bir cami hoparlöründen İtalyanca bir şarkının çalındığı görüntüleri paylaştığı için “halkı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği” gerekçesiyle dava açıldı. Özdemir yedi ay tutuklu kaldıktan sonra beraat etti.187 Mayıs 2020’de CHP’nin Gençlik Örgütleri İzmir İl Temsilcisi Dila Koyurga, 2013 yılında o dönem başbakan olan Erdoğan’a hakaret içerdiği iddia edilen sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltına alındı.188 Şikayet zamanaşımına uğramış olsa da, Erdoğan'ın avukatları, “devlet görevlisine hakaret” gerekçesiyle Koyurga hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.189

Raporlama döneminde hükümet, Suriye’deki savaşı ve hükümetin diğer politikalarını eleştiren ve Kürt kimliğinden bahseden birçok gazeteciyi hedef aldı. Türkiye Gazeteciler Sendikası’na (TGS) göre, Mart 2021 itibarıyla Türkiye’de toplam 61 gazeteci cezaevinde bulunuyordu (bkz. C7).190 Aralık 2020’de, Twitter’da “Diriliş Ertuğrul” adlı dönem dizisi hakkında paylaşım yapan gazeteci Oktay Candemir, “tarihi bir kişinin hatırasına hakaret” suçlamasıyla gözaltına alındı.191 Kasım 2019’da gazeteci ve yazar Ahmet Altan, “terör örgütüne yardım” suçundan mahkum edilerek üç yıl cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edildi.192 Ancak bir hafta sonra, hükümeti eleştirdiği ve “Bu kelimeleri yazarken tahliyeme itiraz edilmesini bekliyorum” şeklinde ifadeler kullandığı bir yazıyı yayınlamasının ardından, savcılığın tahliye kararına itiraz etmesi sonucunda yeniden tutuklandı.193 Haziran 2021 itibarıyla Altan hala cezaevinde tutuluyor.

Aralık 2020’de sürgündeki gazeteci Can Dündar casusluk suçlamasıyla 18 yıl 9 ay, terör suçlamasıyla da 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı. Muhalif çizgideki Cumhuriyet gazetesinin eski genel yayın yönetmeni olan Dündar daha önce Kasım 2015’te Suriye ile ilgili haberleri nedeniyle tutuklanmıştı. Dündar Şubat 2016’da salıverildikten sonra Türkiye’den ayrılmıştı.194

Çok sayıda aktivist, sosyal medya paylaşımları nedeniyle hükümet tarafından cezalandırıldı. İsimsizler Hareketinin kurucusu Taylan Kulaçoğlu, Mayıs 2021’de sosyal medya paylaşımları nedeniyle tutuklandı (bkz. B5).195 “Porçay” adıyla parodi şarkılar yayınlayan bir müzisyen, daha önce uyuşturucu kullanmayı özendirdiği iddiasıyla tutuklanan rap şarkıcısı Ezhel’e atıf yaptığı bir parodi şarkıyı YouTube’da yayınladığı için dört yıl iki ay hapis cezasına çarptırıldı .196 Sol Parti’nin Rize il yöneticisi Uğur Mert, Aralık 2020’de sosyal medya paylaşımları nedeniyle evine yapılan polis baskınında gözaltına alındı ve daha sonra tutuklandı.197 Ezilenlerin Sosyalist Partisi'nin (ESP) Rize, Fındıklı temsilcisi Tugay Köse, İçişleri Bakanı'nın istifasıyla ilgili partisinin sosyal medyada paylaştığı yorumlar nedeniyle gözaltına alındı ve bir gece nezarethanede tutuldu..198

İnternette cumhurbaşkanına hakaret ettikleri gerekçesiyle yargılananların sayısı son yıllarda arttı. Bazı sanıklar daha dava süreci başlamadan tutuklandı. Cumhurbaşkanına hakaret suçunu işleyenlere dört yıla kadar hapis cezası veriliyor. Eylül 2020’de 36.000 kişi hakkında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret nedeniyle soruşturma açıldığı açıklandı. Bunlardan 12.000’i yargıya taşındı ve 308’i çocuk olmak üzere 3.831 kişi hakkında mahkumiyet kararı çıktı.199 Öte yandan, Mart 2020’de bir mahkeme, Erdoğan’a hakaretin Cumhurbaşkanı’na hakaret suçu teşkil etmediğine, zira Erdoğan'ın bir siyasi partiye katılarak tarafsızlığını kaybettiğine hükmetti.200 Ancak hükümet bu karara itiraz etti. Öte yandan, sosyal medyada Erdoğan’a hakaret gerekçesiyle yapılan tutuklamalar ve gözaltılar devam ediyor.201

Haziran 2020’de hükümet, sosyal medyadaki paylaşımlarında COVID-19 pandemisi sırasında terhislerinin gecikmesine tepki gösteren bazı askerler hakkında “cumhurbaşkanına hakaret” gerekçesiyle dava açtı.202 Ayrıca bir asker hakkında, sosyal medyada Kürtçe şarkı söylediği bir video paylaştığı için soruşturma açıldı.203

Koronavirüs pandemisi sırasında cezaevlerinde virüsün yayılmasını engellemek için Nisan ayında yaklaşık 100.000 kişi serbest bırakıldı. Ancak serbest bırakılanlar arasında gazeteciler, yazarlar ve aktivistler yer almadı.204 İçişleri Bakanlığı, Mayıs 2020’de yaptığı açıklamada, sosyal medyada “koronavirüsle ilgili asılsız ve provokatif haberler paylaştığı” iddiasıyla 510 kişinin tutuklandığını duyurdu.205 Haziran 2020’de bir Twitter kullanıcısı, koronavirüsle ilgili panik ve korku yarattığı iddia edilen bilgiler paylaştıkları için gözaltına alındı ve haklarında iki ile dört yıl hapis cezası istendi.206 Sosyal medyada COVID-19 tedbirlerini alaycı bir dille eleştiren Gebze Valiliği çalışanı İpek Çulha hakkında idari soruşturma başlatıldı.207

Ağustos 2018’de Türkiye'nin kur krizi sırasında, İçişleri Bakanlığı, Türk lirası hakkında provokatif içerikler paylaştığı iddia edilen 346 sosyal medya hesabı hakkında soruşturma başlatıldığını açıkladı.208 Ağustos 2018’de liranın değer kaybıyla ilgili yazı yazmış olan iki Bloomberg muhabiri ile sosyal medyada yazıyla ilgili yorum yapan veya ekonomiyi eleştiren 36 kişi hakkında Haziran 2019’da soruşturma açıldı.209 Türk gazeteciler isimlerini açıklamadan, kendi haber kuruluşlarında daha merkezi bir yetkiliye danışmadan televizyon programlarına konuk davet edemediklerini veya yayınlamak üzere röportaj yapamadıklarını açıkladı.210 Şüphelilerle dayanışma için birçok Türk finans uzmanı sosyal medya hesaplarından paylaşım yapmayı ve Türk ekonomisi hakkında görüş paylaşmayı bıraktı.

Ocak 2018’de Türk ordusunun düzenlediği Zeytin Dalı Operasyonu’nu internette eleştirdikleri için bazı gazeteciler terör suçu işledikleri gerekçesiyle tutuklandı.211 212 Üstelik Türkiye, Facebook ve Twitter gibi sosyal medya sitelerinden, operasyonu eleştiren paylaşımları kaldırmalarını istedi (bkz. B2).213 Bu baskının bir uzantısı olarak, gazeteciler Hayri Demir ve Sibel Hürtaş, hükümetin çatışmayla ilgili iddialarıyla çelişen214 ve “halkı şiddete teşvik eden” sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltına alındı. Mayıs 2018’de iki gazeteci, “basın aracılığıyla terör propagandası” yapmaktan 18 ay 22 gün hapis cezasına mahkum edildi.215 Aralık 2019’da mahkemesi devam eden Demir, Hürtaş ve diğer 10 sanık internet paylaşımları nedeniyle 10 yıl 6 aya kadar hapis cezasıyla yargılandı.216

C4: Hükümet anonim iletişim veya şifreli iletişim konusunda kısıtlamalar uyguluyor mu? (0-4 puan) (2/4)

Türkiye’de şifreleme ve anonimlik konusundaki kısıtlamalar endişe yaratıyor. Kapsayıcı İnternet Endeksine göre, Haziran 2021 itibarıyla halkın sadece yüzde 74’ü internette gizliliklerini koruyabildiğini söyledi. Öte yandan hükümete ait internet sitelerine ve uygulamalara güvenenlerin oranı, önceki yıla göre 12 puan düşüşle yüzde 38 olarak belirlendi. Hükümete ait olmayan web sitelerine ve uygulamalara güvenenlerin oranı yüzde 28 arttı.217

Türkiye’de bilgi ve iletişim teknolojilerinin (ICT) kayıtlı olması zorunlu. Yetkililere göre bu sayede internette anonim faaliyetler engellendiğinden siber suçlar önlenebiliyor. Cep telefonlarının kimliksiz olarak satın alınmasına izin verilmiyor; cep telefonu almak isteyen kişilerin resmi kimlik belgesi göstermesi gerekiyor. Mayıs 2019’da çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnamesine göre, Türk vatandaşları yurt dışından her üç yılda bir adet telefon getirebiliyor.218 Yurt dışından getirilen cihazlar mobil servis sağlayıcıların abonelik merkezlerinde ve e-devlet üzerinden 2.006 TL (256 dolar) karşılığında kaydettiriliyor. Satın alındıktan sonra bir yıl içinde kaydettirilmeyen cihazların, acil durum servisleri hariç olmak üzere, telekomünikasyon ağlarına erişimi engelleniyor (bkz. A2). İçişleri Bakanlığı, Temmuz 2020’de cep telefonu kullanıcılarının e-devlet üzerinden SIM kartlarını aktive ettirmesini önerdi. Öneride bu portal üzerinden yurttaşların kişisel bilgilerinin tüm küresel mobil iletişim sistemi (GSM) numaralarıyla ilişkilendirilmesi öngörülüyordu.219 Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı da Aralık 2020’de, geleneksel plastik SIM kartların yerine 2021’den itibaren yerli olarak üretilen eSIM (gömülü Sim Kart) teknolojisinin kullanılacağını açıkladı. Buna göre eSIM kartların TC kimlik numarasıyla kaydedilmesi zorunlu olacak.220 Temmuz 2020’de meclis, yabancıların ve mültecilerin kullandığı ve yasa dışı faaliyetlerde de kullanıldığı iddia edilen sahte GSM numaraları ve kayıtsız GSM numaralarıyla ilgili düzenleme yapılmasını istedi.221

Türkiye’de VPN hizmetleriyle ilgili bir yasak olmasa da VPN sunucularının engellenmesi veya VPN trafiğini tespit eden ve engelleyen derin paket incelemesi (DPI) nedeniyle kullanıcılar satın aldıkları VPN hizmetlerine erişmede yaygın sorunlarla karşılaştıklarını bildiriyor.222 2011 yılında BTK, şifreleme donanımlarının ve yazılımlarının kullanımıyla ilgili yeni düzenlemeler getirdi. Buna göre tedarikçilerin, Türkiye’deki kişi ve kurumlara ürün veya hizmet sunabilmeleri için şifreleme anahtarlarını devlet yetkililerine vermesi gerekiyor. Aksi halde idari para cezaları ve ulusal güvenlikle ilgili olaylarda hapis cezaları verilebiliyor.

Darbe girişimi sonrasındaki olağanüstü hal döneminde, hükümet “By-Lock” adlı bir çevrimiçi şifreli iletişim uygulamasını gerekçe göstererek birçok muhalifi yargılamadan uzun süre hapiste tuttu.223 Bu nedenle yurttaşlar, ulusal güvenliği tehdit eden faaliyetlere karışmakla suçlanmaktan korktukları için yeni çıkan şifreli mesajlaşma uygulamalarını kullanmaktan çekiniyor.

C5: Devletin internetteki faaliyetleri takip etmesi, kullanıcıların gizlilik hakkını ihlal ediyor mu? (0-6 puan) (1/6)

Türkiye’de hükümetin kullanıcı verilerini izlemesi ve toplu halde saklaması, kullanıcıların gizlilik haklarının ihlaline neden oldu.

Türkiye yasalarında elektronik haberleşmenin takibi BTK’nın yetki alanına giriyor. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün, hedefteki kişilerin bilgisayarlarına sızabilen yazılımları kullanmasının ne kadar yasal olduğu konusunda hâlâ sorular var. Üstelik Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) gizli gözetim yetkileri 6532 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilâtı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile genişletildi. 2014’te onaylanan bu kanunla, istihbarat görevlilerine, mahkeme kararı olmadan haberleşme verilerine serbest şekilde erişme yetkisi verildi (bkz. C6).

Temmuz 2020’de Emniyet Genel Müdürlüğü, Türkiye’de yasa dışı faaliyetleri, terör propagandasını ve asılsız bilgilerin yayılmasını engellemek için internetteki tartışmaların yakından izlendiğini açıkladı.224 İçişleri Bakanı da internetteki suç içeren faaliyetlerin ve faillerin yerlerinin tespit edebildiği ve bu kişilerin yargıya teslim edilebildiği uyarısını yaptı.

6532 sayılı Kanunda, MİT’in “dış istihbarat, milli savunma, terör, uluslararası suçlar ve telekomünikasyon kanalları üzerinden siber güvenlik” konularında mahkeme kararı olmadan kişisel verileri izlemesine ve saklamasına izin veriliyor (bkz. C6).225 Kanun ayrıca MİT görevlilerinin görevi suistimal etmeleri durumunda bu kişilerin hesap verme zorunluluğunu sınırlıyor. Mahkemelerin, istihbarat görevlileri hakkında soruşturma yürütmeden önce teşkilat yönetiminden izin alması gerekiyor ve MİT’in faaliyetleriyle ilgili sızan bilgileri yayınlayan gazeteciler veya editörler üç ila dokuz yıl hapis cezası alabiliyor. Yasa, Gülenciler gibi hükümete muhalif olan kişilerin bastırılmasını kolaylaştırıyor.226 2016’da gerçekleşen ve Türk hükümetinin Gülen hareketi tarafından düzenlendiğini iddia ettiği darbe girişimi, yasaklanan gruplarla bağlantılı olduğu iddia edilen kişilere karşı daha geniş bir tasfiye hareketinin bir parçası olarak yeni bir gözetleme dalgasını tetikledi.227

COVID-19 nedeniyle uygulanan sokağa çıkma kısıtlaması sırasında, Sağlık Bakanlığı, halkı virüsle ilgili son gelişmeler konusunda bilgilendirmek, risk haritalarını takip etmek ve yeni önlemlerle ilgili acil bildirimler yayınlamak amacıyla mobil cihazlar için “Hayat Eve Sığar” uygulamasını geliştirdi. Bu uygulama, enfekte olmuş kişilerin veya risk gruplarının karantina veya izolasyon tedbirlerini ihlal edip etmediğini kontrol etmek için kullanıcıların konumunu, kamerasını, rehberindeki kişiler listesini ve Bluetooth özelliğini kullanıyordu. Ayrıca şehirler arası seyahat için kısa mesaj servisi (SMS) üzerinden onay alma zorunluluğu getirildi. Uygulamanın son derece merkezileştirilmiş veri toplama sistemine ve gizliliği ihlal etmesine karşın nüfusun yüzde 6’sı (5 milyon kullanıcı) uygulamayı indirdi.228 Sonuç olarak Türkiye’de yaşayanlar, kamu binalarına ve alışveriş merkezi gibi kalabalık kamusal alanlara girmek için bu uygulama üzerinden onay olmak zorunda kaldı. Alternatif Bilişim Derneği, bu devlet destekli uygulamanın bir dijital izleme mekanizmasına dönüşebileceğini belirterek vakaların azalmasının ardından tüm kullanıcı verilerinin silinmesini istedi.229

Özgür iletişim ve gizliliğin anayasal güvence altında olmasına rağmen, birçok telekomünikasyon biçimi üzerinde dinleme ve izleme faaliyetleri devam ediyor. Hukuken anayasada tanımlanan haberleşmenin gizliliği, sadece milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlakın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla mahkeme kararıyla veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emrinin olduğu durumlarda sınırlandırılabilir.230 Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre teknik dinleme için mahkemeden izin gerekiyor ancak Türkiye’de emniyet güçleri acil durumlarda mahkeme izni olmadan 24 saat boyunca dinleme yapabiliyor. Öte yandan 2015’te İç Güvenlik Yasası'nın kabul edilmesinin ardından bu süre 48 saate çıkarıldı ve dinlemeyi yapan memurların sadece üstlerini bilgilendirmesi yeterli hale geldi. Ayrıca dinleme taleplerinin meşru olup olmadığına karar verecek tek mahkeme olarak Ankara Ağır Ceza Mahkemesi görevlendirildi.231

Kanada merkezli internet izleme kuruluşu Citizen Lab tarafından 2018’de yayınlanan bir raporda Türkiye, İsrailli teknoloji şirketi NSO Group tarafından geliştirilen casus yazılım Pegasus’un cihazlara sızdığı 45 ülke arasında yer aldı. Pegasus, hükümetler tarafından gazetecilere, insan hakları savunucularına ve muhaliflere karşı casusluk faaliyetlerinde kullanılıyor ancak Türk hükümetinin Pegasus müşterisi olup olmadığı bilinmiyor.232

Büyük ölçüde olumlu bir gelişme olarak, 2016’da Veri Koruma Kanunu yürürlüğe girdi ve Kişisel Verileri Koruma Kurulu Ocak 2017’de faaliyete geçti. Bu sayede Türkiye’nin mevzuatı Avrupa Birliği (AB) standartlarıyla uyumlu hale geldi.233 Nisan 2019’da Kişisel Verileri Koruma Kurulu, üçüncü taraf uygulamaların Türkiye ve diğer ülkelerden kullanıcıların fotoğraflarına erişmesini sağlayan bir uygulama programlama arayüzü (API) nedeniyle Facebook’a 1,65 milyon TL (210.700 dolar) para cezası verdi.234 2017-2019 arasında Kişisel Verileri Koruma Kurulu toplam 14 milyon TL (1,79 milyon dolar) tutarında para cezası verdi.235

C6: Kullanıcıların verilerinin hizmet sağlayıcılar ve diğer teknoloji şirketleri tarafından izlenmesi ve toplanması kullanıcıların gizlilik hakkını ihlal ediyor mu? (0-6 puan) (0/6)

6532 sayılı Kanun (bkz. C5), kamu ve özel kuruluşların - sınırlayıcı olmamak üzere bankalar, arşivler, özel şirketler ve baro gibi meslek kuruluşları - milli güvenlik, devlet sırrı ve casusluk gibi belli suçlarla ilgili istenen her tür veri, belge ve bilgiyi MİT’e sunmasını zorunlu hale getiriyor. Bu zorunluluğa uymayanlara hapis cezası verilebiliyor.

5651 sayılı Kanun uyarınca, barındırma ve erişim hizmeti sağlayıcılar, tüm trafik bilgilerini bir yıl boyunca saklamak ve bu verilerin doğruluğunu, bütünlüğünü ve gizliliğini korumak zorunda. Ayrıca, erişim hizmeti sağlayıcılar tüm verileri zaman damgası ile birlikte iletmek ve internet trafiğinin takibinde TİB’e (şimdiki adıyla BTK) destek vermek zorunda. 2015 yılında Anayasa Mahkemesi, 2014 yılında onaylanan, barındırma hizmeti sağlayıcıların verileri iki yıla kadar saklamalarının zorunlu hale getirilmesi dahil olmak üzere bir dizi değişikliği iptal etti.236

Herkese açık internet hizmeti sağlayıcıları, ticari veya ticari olmayan kuruluş olmalarına bağlı olarak, veri saklama konusunda farklı sorumluluklara tabi tutuluyor. Ticari hizmet sağlayıcılar, para karşılığında internet hizmeti sunan, internet kafe gibi yerler olarak tanımlanıyor. Ticari olmayan, herkese açık internet hizmeti sağlayıcıları, otel ve restoran gibi, belli bir yerde belli bir süre için internet hizmeti sunan yerler olarak tanımlanıyor. Herkese açık internet hizmeti sağlayan tüm kuruluşların yasa dışı içeriğe erişimi engellemek ve dahili internet protokolü (IP) dağıtım kayıtlarını tutmak için gerekli tedbirleri alması istenirken, ticari internet hizmeti sağlayıcıların ayrıca yerel yetkililerden izin alması, BTK tarafından onaylanan içerik filtreleme hizmetini kullanması ve BTK tarafından temin edilen bir yazılımla dahili IP dağıtım kayıtlarını günlük olarak doğru şekilde tutması ve bu kayıtları bir yıl boyunca saklaması gerekiyor. Üstelik, bu ticari hizmet sağlayıcılardan, kullanıcıları tespit etmek için bir güvenlik kamerası sistemi kurmaları ve görüntü kayıtlarını yedi gün saklamaları isteniyor. Talep edildiğinde tüm verilerin BTK’ya verilmesi zorunlu ve bunun için mahkeme kararı gerekmiyor. Bu kurallara uymayanlar 10.000 TL (1.740 doları) ila 100.000 TL (17.380 doları) arasında para cezasına çarptırılıyor.237

Temmuz 2020’de TBMM, yeni kurulan Dijital Mecralar Komisyonu’na danışmaksızın, sosyal medya şirketlerinin kullanıcı verilerini Türkiye’de saklamasını zorunlu hale getiren ve kullanıcı gizliliği konusunda ciddi kaygılar uyandıran sosyal medya yasasını onayladı.238 239 240 Yasa, geçmişte buna karşı yasal adımlar atılmış olmasına karşın, özel şirketlerin kullanıcıların kişisel verilerini izlemesine ve saklamasına izin veriyor.241 Şirketler Türkiye’de ofis açtıktan sonra, “kullanıcı verilerini Türkiye’de saklamak” ve talep edildiğinde “tüm içerik kaldırma ve erişim engelleme kararlarını [ve bunlar dışındaki tedbirleri] derhal uygulamak” zorunda olacak. Aksi halde bant genişliği daraltılacağından tüm kullanıcı trafiğini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya olacak (bkz. B2 ve B3).242

Raporlama döneminde kullanıcıların gizliliğini tehdit eden bazı veri sızdırma olayları yaşandı. Nisan 2021’de, Türk vatandaşlarının verilerinin sızdırılmasının ardından Kişisel Verileri Koruma Kurulu, Facebook hakkında inceleme başlattı.243 Adana’da vatandaşların kişisel bilgilerinin çalınması ve yasa dışı içerik yayınlanması nedeniyle 389 internet sitesine erişim engellendi (bkz. B1).244 Ocak 2021’de, yerli çevrimiçi yayın platformu Exxen’in kullanıcı verilerini BTK ile paylaştığı ortaya çıktı. Exxen, hükümet tarafından Netflix’e yerli alternatif olarak lanse ediliyor.245

Ocak 2021’de, Facebook’un mesajlaşma ve internet üzerinden sesli iletişim (VoIP) uygulaması WhatsApp, kişisel verilerin gizliliğiyle ilgili bir hizmet güncellemesi yapılacağını duyurdu.246 Açıklama sonrasında başlatılan bir sosyal medya kampanyasıyla WhatsApp’ın yerine Türkiye’nin yerli uygulaması BiP’in kullanılması için çağrı yapıldı. Uzmanlar, BiP’in de kullanıcıların gizliliğine saygı duymadığı uyarısında bulundu. Türkiye Rekabet Kurumu, Facebook ve WhatsApp’ın kişisel verilerin gizliliğiyle ilgili uygulamaları hakkında resen inceleme başlattığını açıkladı.247

Kripto para platformlarına yönelik geniş kapsamlı bir operasyon sırasında, Hazine ve Ticaret Bakanlığı, kripto para borsalarından tüm kullanıcıların verilerini iletmelerini istedi.248 Kripto para alım-satım şirketi BTC Turk, 2018’de 516 bin kullanıcısının kişisel verilerinin sızdırıldığını itiraf etti.249

Ocak 2021’de e-devlet portalının bir parçası olarak İleti Yönetim Sistemi kullanıma sunuldu. Bu sistemle yurttaşlar, kendilerine SMS veya e-mail iletisi göndermesi için onay verdikleri kurumların listesini takip edebiliyor. Sistemin amacı, şirketlerden gelen istenmeyen mesajları engellemek ve kişisel verileri korumak.250 Ancak, izinsiz olarak gönderilen iletiler milyonlarca kullanıcı için sorun olmaya devam ediyor.

C7: Kişiler internetteki faaliyetleri nedeniyle devlet yetkililerinin veya diğer aktörlerin hukuk dışı tehditlerine veya fiziksel şiddete maruz kalıyor mu? (0-5 puan) (2/5)

Puan Değişimi: İnternetteki paylaşımları nedeniyle gazetecilere ve blog yazarlarına yönelik fiziksel saldırılardaki artış nedeniyle puan 3’ten 2’ye düştü.

Türkiye’de sosyal medyada gazetecileri hedef alan tacizler bir sorun. Raporlama döneminde internetteki paylaşımları nedeniyle bazı kişiler fiziksel saldırıların hedefi oldu. İnternette İslam veya Muhammed Peygamber ile ilgili ifadeler, Kürtlerle olan çatışmalara ilişkin ifadeler ve Cumhurbaşkanı, hükümet veya iktidar partisiyle ilgili en hafif eleştiri bile ölüm tehditleriyle veya hukuki savaşlarla sonuçlanabiliyor. 100.000’den fazla takipçisi olan bir Twitter hesabı (@ustakiloyunlari) düzenli olarak gazetecilere iftira atıyor ve gazetecileri kişisel bilgilerini ifşa etmekle tehdit ediyor.

Gazetecilerin fiziksel saldırılarla tehdit edilmesi de medyada çok sesliliği sınırlıyor. Mart 2021’de, aşırı sağcı gruplar, sosyal medya platformlarında gazeteci Levent Gültekin’i hedef alan nefret kampanyası başlattı.251 Gültekin takip eden günlerde 1967 darbesinin liderlerinden olan, aşırı sağcı Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) kurucusu Alparslan Türkeş hakkında yaptığı açıklamalar nedeniyle Halk TV binası önünde 25 kişilik bir grubun saldırısına uğradı. Grup, Gültekin'in parmaklarını kırdı.252 Yurttaş gazeteciler ve internetten yayın yapan haber kuruluşlarına anonim röportajlar veren muhabirler, açıklamaları nedeniyle saldırı tehlikesiyle karşılaşıyor.253 Ocak 2021’de kimliği belirlenemeyen üç kişi gazeteci Orhan Uğuroğlu’nu araçla ezmeye çalıştı. Uğuroğlu polis ifadesinde, saldırganların kendisine, internetteki haberlerinde MHP’yi eleştirmemesini söylediğini belirtti.254

Şubat 2021’de, internetten yayın yapan bir haber kuruluşunun sokak röportajı yaptığı sırada, konuşan kişinin hükümeti eleştirmesi üzerine polis röportaja müdahale etti.255 Önceki raporlama döneminde ondan fazla gazeteci, iktidardaki ittifakın politikalarını ve önemli siyasi isimleri eleştirdikleri için fiziksel saldırılara uğramış, dövülmüş ve silahlı şiddete maruz kalmıştı. Bu saldırılar uluslararası çapta kınansa da çoğu olay cezasız kaldı ve bu durum, gazetecilere yönelik başka saldırganlıkları teşvik etti.256

Siyasi muhalefetin üyeleri sıklıkla internette tacizlerin hedefi oluyor. Siyasetçi Gergerlioğlu’nun Twitter’da bir haber paylaşması nedeniyle terör propagandasıyla suçlanmasının ardından, MHP lideri Devlet Bahçeli sosyal medyada Gergerlioğlu'nu hedef alarak polisin Gergerlioğlu’nu “Meclis'in kapısının önüne koyması” için çağrı yapmış, polis müdahalesi için gerekli düzenlemenin yapılmasını istemişti (bkz. C3).257

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun Bahçeli’yi eleştiren açıklamalarının ardından suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı Twitter hesabından Kılıçdaroğlu'nu ölümle tehdit etti. Twitter, bu paylaşımı topluluk standartlarını ihlal ettiği gerekçesiyle kaldırdı. Türk yetkililer, Çakıcı hakkında şikayet dilekçesinin verilmesinden haftalar sonra soruşturma başlattı ve Çakıcı ifadesinde paylaşımının sadece bir uyarı olduğunu söyledi.258 Ancak Facebook’ta bu tehdit mesajını alıntılayarak Çakıcı’ya meydan okuyan bir kullanıcının evine Özel Harekat tarafından baskın düzenlendi ve kullanıcı, Çakıcı’ya hakaret ve halkı kin ve nefrete tahrik etmek gerekçesiyle tutuklandı. Aşırı sağcı Bozkurtlar örgütünün üyeleri de şüphelinin aile üyelerini tehdit ve taciz etti ve bununla ilgili hiçbir ceza almadı.259

Kendisini LGBTI+ olarak tanımlayan kişiler sık sık internetteki tehdit ve taciz kampanyalarının hedefi oluyor. Engelli LGBTI+ bireylere karşı şiddet görüntüleri sosyal medyada paylaşıldı. Bu görüntüler, ayrımcı duyguları tetikliyor ve korku ve şiddeti yaymayı amaçlıyordu.260

Hükümet yetkilileri, kendi görüşlerine yakın olan içerikleri yaymak ve özellikle LGBTI+ bireyleri hedef almak için çevrimiçi platformları kullandı. Boğaziçi Üniversitesi’nde öğrencilerin başını çektiği (ve LGBTI+ grupların aktif olarak katıldığı) direniş esnasında İçişleri Bakanı Twitter’daki bir paylaşımında LGBTI+ aktivistlerini “sapıklar” diye adlandırdı. Twitter, bu paylaşımı “nefret içeren tutum” olduğu gerekçesiyle sınırlandırdı (bkz. B2, B8 ve C7).261 Bunun ardından bakan bir Telegram kanalı açtı, takipçilerini “sansürcü platformları” bırakıp Telegram’a katılmaya çağırdı ve nefret içeren mesajlarını yaymaya bu platformda devam etti. Kasım 2020’de Cumhurbaşkanı Erdoğan, Twitter’ın nefret söylemi içeren paylaşımları kaldırma kararına istinaden “dijital faşizme” karşı harekete geçme çağrısı yaptı.262 Dahası, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı da Twitter’ın, LGBTI+ bireylere karşı nefret içeren söylemler paylaşan siyasetçilerin hesaplarını askıya almasını “terör propagandası” diye niteledi ve Twitter’ı “dijital faşizm” ile suçladı.263

Boğaziçi Üniversitesi’ndeki direniş hareketi sırasında bir grup öğrenci Direniş Sergisi düzenledi. Sergide İslam’ın kutsal mekanı Kabe’nin Mezopotamya mitolojisinden Şahmaran figürüyle ve gökkuşağı renklerindeki LGBTI+ bayrağıyla birlikte tasvir edildiği bir resim de yer alıyordu. İslamcı bir öğrenci kulübü, söz konusu resmi yayınlayarak Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin İslam’a hakaret ettiğini öne sürdü. İddia, hükümete yakın gazetelerde yer aldı. Bunun üzerine sosyal medyada LGBTI+ harekete karşı başlatılan nefret kampanyası sonucunda öğrencilerin evlerine ve kampüse polis baskınları düzenlendi. İçişleri Bakanı Soylu, sosyal medyada öğrencileri “sapıklar” diye niteledi (bkz. B8 ve C3).264

1990’lardaki birçok kişinin gözaltında kaybolmasından ve yargısız olarak katledilmesinden sorumlu olduğu düşünülen Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele (JİTEM) grubunun adını kullanan bir hesaptan onlarca gazeteciye ölüm tehditleri gönderildi. Gazeteci Burcu Karakaş, ölüm tehdidini Instagram’a bildirdi ancak platformdan aldığı yanıtta paylaşımın topluluk kurallarını ihlal etmediği belirtildi.265 Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), gazetecilere ölüm tehditleri gönderen kullanıcı aleyhinde suç duyurusunda bulundu ve yetkililerin harekete geçerek kullanıcı hakkında soruşturma başlatmasını istedi.266 Instagram kullanıcının profilini sildi ancak aynı hesap birkaç kez benzer adlarla yeniden açıldı ve gazetecilere ölüm tehditleri göndermeye devam etti.267

Eylül 2020’de, bir bakanın iletişim danışmanı olduğunu iddia eden bir kişi, genellikle kültür ve sanat konulu paylaşımlar yapan bir Twitter kullanıcısını, sosyal medyada paylaştığı bir yazı nedeniyle tehdit etti.268 Mayıs 2021’de, insan hakları avukatı, kadın hakları aktivisti ve köşe yazarı Nesibe Kırış, hükümeti eleştiren yazılar paylaşmasının ardından sosyal medyada hükümet yanlısı trollerin koordineli saldırısı sonucu Twitter takipçilerinin çoğunu kaybetti.269

Mart 2020’de Suriye'nin İdlib vilayetinde Türk askerlerini hedef alan bir hava saldırısının ardından, Rus haber ajansı Sputnik’ten üç gazeteci aşırı sağcı bir grubun saldırısına uğradı ve ardından gözaltına alındı.270 Türk askerlerinin ölümü konusunda kendi sosyal medya hesaplarında hakaret içeren bir video paylaşan genç bir adam, daha sonra başka bir videoda özel harekat ekipleri tarafından gözaltına alınırken görüldü. Videoda genç şiddet görüyor, bir yandan binlerce aşırı sağcı, genç adama işkence yapılmasını talep eden sloganlar atıyordu.271

2020’de düzenlenen Feminist Gece Yürüyüşü sırasında, Türkiye'nin dört bir yanında yüz binlerce kadın yürüdü.272 Hükümet yanlısı medya ve troll orduları, sosyal medya paylaşımlarıyla bir karalama kampanyası başlattı ve yürüyüşe katılanları internette hakaretler ve saldırılarla hedef alarak taciz etti.273

C8: İnternet siteleri, hükümete bağlı ve özel kuruluşlar, servis sağlayıcılar veya kişiler yaygın siber korsanlığa veya diğer türden siber saldırılara maruz kalıyor mu? (0-3 puan) (1/3)

Haber siteleri siyasi olarak hassas dönemlerde veya tartışmalı bilgiler yayınladıktan sonra sık sık teknik saldırıların hedefi oluyor.

Ocak 2020’de sosyal medya paylaşımları nedeniyle terörü desteklemekle suçlanan ve cezaevine konulan gazeteci Kenan Kırkaya, Facebook hesabının ele çalındığını açıkladı (bkz. C3). Şu anda hakkında ilgili yürütülen soruşturmaya konu olan paylaşımlar Kırkaya tarafından yapılmamıştı, zira kendisi o dönem cezaevinde olduğu için hesabına erişemiyordu.274

Şubat 2020’de gazeteciler Murat Ağırel ve Batuhan Çolak’ın cep telefonlarına “Signaling System 7” (SS7) açığı üzerinden sızıldı ve telefonlarının bağlantı servisi 4G’den 2G’ye düşürüldü.275 Mart 2020’de deneyimli gazeteci Ayşenur Arslan'ın Twitter hesabı kimliği belirlenemeyen saldırganlar tarafından ele geçirildi.276 Bu olaylar, teknoloji çevrelerinde GSM şirketleri hakkında tartışma başlatırken, GSM şirketleri ağlarındaki güvenlik riski analizi hakkında veya bu tür olaylara karşı önlem alıp almadıkları konusunda herhangi bir açıklama yapmadı.277 Türk istihbaratçıların Libya’da hayatlarını kaybetmesiyle ilgili Twitter paylaşımları yapmalarının ardından telefonları, e-posta ve Twitter hesapları ele geçirilen gazeteciler, yaşananları “e-saldırı” diye nitelendirdi ve suç duyurusunda bulundu.278

2016’da kültür-sanat haberleri yayınlayan Sanatak internet sitesi, gençliğinde “[Kürt] gerillası olmak istediğini” açıklayan Türk oyuncu Füsun Demirel’i destekleyen bir mektup yayınladıktan sonra teknik saldırılara uğradı. Dağıtık hizmet aksatma (DDoS) saldırıları nedeniyle internet sitesine yaklaşık 48 saat boyunca erişilemedi.279

Ağustos 2020’de Instagram’da, COVID-10 pandemisi sırasında polisin maske zorunluluğunu uygulamak için aşırı şiddet uyguladığını gösteren bir video paylaşan bir kadının hesabı bir kargo şirketinin çalışanı tarafından çalındı. Hesabı ele geçiren kişi, kadının ev adresini ve diğer kişisel bilgilerini internette yayınladı. Üstelik, bu kişi kadının Instagram hesabından polise destek mesajları yayınladı ve takipçilerine kadına cinsel saldırıda bulunmaları ve linç etmeleri için çağrı yaptı. Kargo şirketi, hesabı çalan şahıs hakkında suç duyurusunda bulundu.280

Mart 2021’de çevrimiçi yemek sipariş hizmeti sunan Yemeksepeti bir siber saldırının hedefi oldu ve 21,5 milyon kullanıcının kişisel verileri, banka bilgileri ve ev adresleri saldırıdan etkilendi.281 Bu, Türkiye'nin tarihindeki en büyük veri hırsızlığıydı. Yemeksepeti 3 milyon TL (383.088 dolar) para cezasına çarptırıldı.282 Ayrıca Mayıs 2021’de, AKP’ye ait Konya Büyükşehir Belediyesi’nin veri tabanına düzenlenen siber saldırıda 1 milyon kişinin kişisel verileri çalındı.283

Uluslararası muhasebe ve denetim şirketi KPMG International Limited, Türkiye’de koronavirüs pandemisi döneminde siber saldırıların üç kat arttığını ve bu saldırıların 1 milyon dolarlık zarara neden olduğunu açıkladı.284 Yetkililer, son yıllarda siber saldırılarla mücadeleyi ve bu konuda farkındalığı artırma amacıyla adımlar arttı. 2020’nin sonunda, İçişleri Bakanlığı “Siber Suç Sosyolojisi ve Siber Suçun Güvenliğe Etkisi” başlıklı bir rapor yayınladı. Raporda, Türkiye’nin daha gelişmiş kentlerinde yaşayan orta yaşlı erkeklerin siber suçlardan daha fazla mağdur olduğu ortaya kondu.285 Mayıs 2021’de muhalefet milletvekili Lütfü Türkkan, raporlama döneminde sahte bağış kampanyaları adı altında düzenlenen ve binlerce sosyal medya kullanıcısını hedef alan siber saldırı girişimleri düzenlendiği konusunda yurttaşları uyardı.286

On Turkey

See all data, scores & information on this country or territory.

See More
  • Global Freedom Score

    32 100 not free
  • Internet Freedom Score

    34 100 not free
  • Freedom in the World Status

    Not Free
  • Networks Restricted

    No
  • Websites Blocked

    Yes
  • Pro-government Commentators

    Yes
  • Users Arrested

    Yes